Paralel Tasarım, İterasyon ve Rekabetçi Test: Hangisi Ne Zaman
Paralel tasarım, iterasyon ve rekabetçi test aynı işi yapmaz. İlki seçenek üretir, ikincisi seçilen seçeneği düzeltir, üçüncüsü elinizdeki sayının iyi mi kötü mü olduğunu söyler. Sıra karışınca üçü de zayıflar. En pahalı hata ise bunları tek bir test oturumuna yığmak.
Paralel tasarım: aynı anda üç ayrı yol
Paralel tasarımda birden fazla alternatif eşzamanlı hazırlanır ve hiçbiri diğerini görmeden çizilir. Kritik kısım bu: tasarımcılar birbirlerinin ekranını gördüğü anda çıktılar birbirine yakınsar, elinizde üç alternatif değil aynı fikrin üç tonu kalır.
Bu aşamada prototip kalitesi düşük olmalı. Kağıt, kaba wireframe, tıklanmayan ekran. Yatırım arttıkça fikri çöpe atma isteği azalır, paralel tasarımın bütün amacı da seçenekleri ucuza çöpe atabilmek. Üç alternatifin ikisini birinci gün eleyeceksiniz; onlara iki gün harcamayın.
Çıktı tek bir kazanan değil. Genellikle A'nın navigasyonu, B'nin form akışı ve C'nin boş durum ekranı birleşir. Alternatifleri bütün olarak oylatmak yerine parça parça değerlendirin.
İterasyon: kaç tur sorusunun yanlış sorulması
"Kaç iterasyon yeterli" diye sorulur, cevap sayı değildir. İki ardışık turda test aynı sorun listesini üretiyorsa durun; yeni sorun çıkmaya devam ediyorsa devam edin. İlk turlar navigasyonun yanlış kurulduğunu gösterir, sonrakiler buton etiketini tartışır. Eğri düzleşir ve bunu sayı hedefiyle değil bulgu listesiyle fark edersiniz.
İterasyonun asıl maliyeti tasarımda değil uygulamada. Her turun sonunda çıkan değişiklik listesi kodda karşılığı olan bir listedir ve bu liste, arayüz sekmeli yapıdan tek sayfaya geçtiğinde veri modeline kadar iner. Bu yüzden ilk iki turu koda hiç dokunmadan, prototip üzerinden yapın. Üçüncü turdan sonra yapılan yapısal değişiklik artık tasarım değişikliği değil, refactor.
Rekabetçi test: çalışan arayüzlerle kıyas
Rekabetçi test, kendi tasarımınızı piyasadaki çözümlerle aynı görevler üzerinden karşılaştırmaktır. Amaç rakibi kopyalamak değil, ölçtüğünüz görev tamamlama süresinin iyi mi kötü mü olduğunu anlamak. 40 saniye tek başına bir şey söylemez; rakipte 25 saniyeyse kötü, 90 saniyeyse iyidir.
Rakip testinden çıkan veriyi kendi prototipimden çıkana göre daha güvenilir bulurum, çünkü rakibin arayüzü gerçekten çalışıyor: hataları var, gecikmesi var, kullanıcı gerçekten kayboluyor. Prototip ise ideal yolu yürüyen bir resim. İkisini yan yana koyarken bu asimetriyi hesaba katın, yoksa kullanıcının tepki verdiği şey tasarım değil cilalanmışlık farkı olur.
Üçünü aynı oturuma sığdıramazsınız
Yaygın tavsiye "en az üç alternatif üretin" ve "üç dört rakip seçin" der. Bu ikisi aynı cümlede söylenince toplam yedi arayüz eder. Katılımcı başına on dakikadan yetmiş dakika, üstüne giriş ve kapanış. İkişerli karşılaştırma yaptırırsanız hesap daha da kötü: yedi arayüz için 7×6/2, yani 21 karşılaştırma. Kimse yirmi birinci karşılaştırmada ilkiyle aynı dikkatle bakmaz.
Çözüm seçenek sayısını kısmak değil, oturumları ayırmak. Rakip testi ayrı bir çalışmadır ve tasarıma başlamadan önce yapılır; çıktısı kendi alternatiflerinizi çizerken elinizde olan bir referans setidir. Paralel alternatifleri ise katılımcı başına en fazla ikişer ikişer, sırayı katılımcılar arasında değiştirerek gösterin. Sıra sabit kalırsa ilk gösterilen tasarım sistematik olarak avantajlı çıkar ve bunu veriden ayıklayamazsınız.
Sıralama şu: önce rakip testi, sonra paralel alternatifler, sonra kazanan birleşimin iterasyonu. Bu sırayı bozan ekipler genellikle rakip testini en sona bırakıyor ve orada öğrendikleriyle baştan başlamak zorunda kalıyor.