Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Tıbbi Yazılımda Fazladan Uyarı Hatayı Azaltmaz

Uyarı yorgunluğu, varsayılan doz ve gece yarısı hatası: klinik arayüz tasarımı

Klinik yazılım tasarımına dair listelerin neredeyse tamamı iki maddeyi yan yana koyar: riskli adımlarda kullanıcıdan onay iste, bilişsel yükü azalt. Bu ikisi aynı anda uygulanamaz. Her onay ekranı bir karar daha demektir ve vardiya boyunca birikince onaylar okunmadan geçilir. Tıbbi arayüzlerde asıl mesele uyarı eklemek değil, hangi uyarının kalacağına karar verebilmek.

Uyarı yorgunluğu nasıl oluşur

Mekanizmayı adım adım kurmakta fayda var. Bir hemşire vardiyada elli uyarı görüyor ve bunların büyük çoğunluğu zararsız etkileşimler, mükerrer kayıtlar, sistemin emin olmadığı sıradan durumlar. Kırk dokuzunu kapatmak doğru davranış oldu. Ellinci gerçek bir doz hatası olduğunda, kişi artık uyarıyı okuyan değil kapatan bir alışkanlığın içindedir. Yazılım açısından bakınca uyarı gösterildi, denetim kaydına da yazıldı. Klinik açısından bakınca uyarı hiç var olmadı.

Buradan çıkan sonuç sezgiye ters: bir uyarı eklemek, mevcut uyarıların hepsinin etkisini biraz daha zayıflatır. Yeni bir doğrulama adımı önerirken hangi uyarıyı kaldırdığını da söylemiyorsan, öneri güvenliği artırmıyor.

2013'te UCSF Benioff Çocuk Hastanesi'nde bir hastaya reçetedeki dozun onlarca katı antibiyotik verilmesiyle sonuçlanan olay bu yüzden ders kitabına girdi. Sistem doz uyarısını üretmişti. Uyarı, o gün üretilen yüzlerce uyarıdan biri olduğu için kimsenin dikkatini çekmedi.

Varsayılan değer bir öneri değildir

Ekrana önceden doldurulmuş bir doz koyduğunda, kullanıcıya bilgi vermiş olmuyorsun, onun yerine bir karar vermiş oluyorsun. Yoğun bir serviste alan zaten dolu geldiği için çoğu zaman onaylanarak geçilir. Doğru olan varsayılanı boş bırakmak ve tipik aralığı alanın yanında metin olarak göstermek. Kullanıcı değeri kendisi yazdığında hem doğru birimi seçmek zorunda kalır hem de girdiği sayı üzerinde düşünmüş olur.

Aynı mantık ilaç düzeni güncellemesinde de geçerli. Yeni doz girildiğinde eski talimat otomatik olarak kapanmıyorsa, iki kayıt aynı anda geçerli görünür ve hasta toplamda iki doz alabilir. Bunu ekranda uyarıyla çözmeye çalışma. Kayıt modelinde bir ilacın aynı anda yalnızca tek bir aktif talimatı olabilecek şekilde kısıt koy, güncelleme geldiğinde öncekini aynı işlemde kapat. Kısıt veritabanındaysa arayüzün hangi yoldan geldiği fark etmez.

Gece yarısı hatası arayüz hatası değil

Gece yarısından sonra girilen kaydın yanlış güne düşmesi klasik bir tarih sorunu ve neredeyse her zaman aynı kökten çıkar: olay, kullanıcının içinde bulunduğu vardiyayla değil, sunucunun takvim günüyle etiketlenmiştir. Vardiya 20:00'de başlayıp 08:00'de bitiyorsa iki takvim gününe yayılır ve saat 00:30'da yazılan not, personelin zihninde hâlâ dünkü vardiyaya aittir.

Çözümü arayüzde arama. Kaydı takvim gününe değil vardiya kimliğine bağla, ekranda da o vardiyanın etiketini göster. Bu, veri modelinde tek bir alan ve sorgularda tek bir değişiklik demek; arayüz tarafında telafi etmeye çalışırsan her ekranda ayrı ayrı yanlış yaparsın.

Bu hatalar nerede görünür

Laboratuvarda kurulan kullanılabilirlik testi bu sorunların hiçbirini yakalamaz, çünkü test ortamında katılımcı tek bir göreve odaklanır ve uyarıyı okur. Uyarı yorgunluğu, kesintiler, aynı anda dört hastanın takibi ve gece yarısı geçen vardiya ancak gerçek ortamda gözlemlenerek görülür. Ölçmesi de zor değil: bir vardiya boyunca gösterilen uyarı sayısını ve bunların kaçının bir saniyeden kısa sürede kapatıldığını say. Bu oran yükseliyorsa, sistemdeki uyarıların çoğu artık koruma sağlamıyor demektir.