Hızlı Bulgular mı, Resmi Usability Raporu mu?
Kullanılabilirlik testinin çıktısı için iki seçenek var: ekibe birkaç paragrafla geçilen hızlı bulgu notu, ya da yöntemi, bulguları ve ekran görüntülerini toplayan resmi rapor. Seçim genelde "ne kadar ciddiyiz" sorusuna indirgeniyor, oysa belirleyici olan raporun kim tarafından ve ne zaman okunacağı. Çoğu ekip için cevap hızlı not; resmi rapor yalnızca belirli birkaç durumda işini yapıyor.
İki rapor, iki farklı iş
Hızlı bulgu notu bir aksiyon belgesidir. Test biter, iki saat içinde beş maddelik bir mesaj gider, ertesi gün biri o maddelerden birini düzeltir. Ömrü bir sprint kadardır, bu bir eksiklik değil tasarım kararı.
Resmi rapor ise kanıt belgesi. Yöntemi, kaç kişiyle test edildiğini, kararın gerekçesini kayda geçirir. Okuyucusu yanınızdaki geliştirici değil: bütçeyi onaylayan yönetici, işi devralan ekip, ya da aylar sonra "bu düğme neden burada" diye soran yeni biri.
Raporlama tavsiyelerinde iki cümle sürekli yan yana durur: resmi raporda detay erdemdir, ama ekibi detaya boğmayın. Bu bir çelişki değil, okuyucu farkı. Detay kanıt belgesine ait, aksiyon notuna değil. Aynı dosyadan ikisini birden beklemek ikisini de bozar.
Rapor yazma maliyeti katılımcıyla değil bulguyla büyür
Testin maliyeti katılımcı sayısına bağlı ve doğrusal: beş kişiyle bir gün, on kişiyle iki gün. Raporun maliyeti katılımcıya değil bulgu sayısına bağlı, çünkü her bulgu için ekran görüntüsü, tekrar adımları, önem derecesi ve öneri yazılır. Beş kullanıcıdan otuz bulgu çıkan bir oturumda belgeyi yazmak, oturumları yürütmekten uzun sürer.
"İkisini harmanla" tavsiyesi bu maliyeti atlıyor. Harmanlamak pratikte aynı bulguyu iki kez yazmak demek: bir kez ekibe hızlı not olarak, bir kez de rapora.
Arşiv gerekçesi çoğu zaman boşa çıkar
Resmi raporun en sık duyulan gerekçesi arşivleme. Sorun şu ki arayüz, raporun tarif ettiği hâlde kalmıyor. Altı ay sonra o belgeyi açan kişi anlatılan akışı ürünün içinde bulamaz; elindeki şey artık bir referans değil, bir tarih kaydı.
Arşivin gerçekten işe yaraması isteniyorsa rapora tarif değil karar yazılır: hangi varsayım, hangi gözlemle çürütüldü. Ekran görüntüsü eskiyor, "kullanıcılar filtre alanını arama kutusu sanıyordu" cümlesi eskimiyor.
Pratikte nasıl karar veriyorum
Varsayılanım hızlı not. Bulguları tek bir dosyada toplamak yerine doğrudan iş takip sistemine tek tek açmayı tercih ederim; rapor dosyasını kimse ikinci kez açmıyor, ama açılan kaydın bir sahibi, bir etiketi ve kapanma tarihi oluyor. Ekibe giden kısa not da o kayıtlara bağlanan bir özet oluyor, kendi başına bir belge değil.
Resmi rapora şu durumlarda geçiyorum:
- Testi başka bir ekip ya da müşteri için yürütüyorsam. Teslim edilen şey raporun kendisidir.
- Aynı akışı ileride tekrar ölçüp karşılaştıracaksam. Yöntem yazılı olmadığında ikinci ölçüm birinciyle kıyaslanamaz, görev tanımındaki tek kelime değişikliği bile tamamlanma süresini oynatır.
- Karar itiraz görecekse.
Bunların dışında resmi rapor yazmak, yapılan işi olduğundan daha kurumsal göstermekten başka bir şey sağlamıyor.