Footer Tasarımı: Alt Bilgiye Ne Koyacağına Nasıl Karar Verilir
Footer'a ne koyacağımıza genelde eleme yaparak değil, ekleyerek karar veriyoruz. Bir departman bağlantı istiyor, bir sonraki sprintte iki tane daha giriyor, altı ay sonra ortada kimsenin savunamayacağı kırk maddelik bir blok oluyor. Alt bilgiyi tasarlamak aslında ne ekleneceğine değil, neyin çıkarılacağına karar vermek.
Footer, sayfanın cevap veremediği anın adresi
Kullanıcı footer'a keyfinden inmez. Oraya, sayfanın kendisinden almayı umduğu bir cevabı alamadığı için iner: kargo ne zaman gelir, bu şirket nerede, iade nasıl yapılır, buradaki numarayı kim açar. Bu davranış footer'ın ne olduğunu da tanımlıyor. Ana menünün küçültülmüş kopyası değil, üst tarafta cevaplanmamış soruların toplandığı yer.
Buradan pratik bir eleme kuralı çıkıyor. Bir bağlantıyı footer'a koymadan önce şunu sor: bu bağlantıya tıklayan kişi hangi soruyla iniyor? Sorunun karşılığı yoksa bağlantının da yeri yok. Kurumsal sitelerin çoğunda yatırımcı ilişkileri, medya kiti ve iş başvurusu bu testi geçer, çünkü bu üç kitlenin sayfada kendine ait bir yolu yoktur. Aynı testi “Blog” ya da “Ürünler” geçemez, onlar zaten üstte duruyor.
Her bağlantı her sayfada tekrar eder
Footer sitegenelinde tekrarlanan bir blok, yani oraya eklediğin bağlantı bir sayfaya değil, bütün sayfalara ekleniyor. Sayının ne anlama geldiğini görmek için basit bir oran kurmak yeterli: kırk bağlantılı bir footer, yirmi bağlantı içeren bir yazı sayfasında toplam altmış iç bağlantının kırkını tek başına üretir. O sayfadaki iç bağlantı sinyalinin üçte ikisi, sayfanın konusuyla ilgisi olmayan bir bloktan geliyor demektir.
Arama motorları tekrar eden gövde bloklarını içerik içi bağlantılarla aynı ağırlıkta değerlendirmiyor, dolayısıyla “footer'a koyarsak SEO'ya yarar” beklentisi çoğunlukla karşılıksız kalıyor. Zarar tarafı ise gerçek: liste uzadıkça kullanıcı taramayı bırakıyor. Footer'ı iç bağlantı stratejisinin taşıyıcısı yapmak yerine ilgili sayfalar arasında metin içi bağlantı kurmak hem okunabilir hem de işe yarıyor.
Gruplama olmadan liste taranmaz
On beş bağlantıyı alt alta dizince kullanıcı ilk üçünü okuyup gerisini görsel gürültü olarak işliyor. Aynı on beş bağlantı dört başlık altında toplandığında ise önce başlıklar taranıyor, sonra tek bir grubun içine giriliyor. Fark bağlantı sayısında değil, karar sayısında: birinde on beş seçenek arasından seçim yapılıyor, diğerinde önce dörtten biri, sonra o grubun içinden biri.
Grup başlıkları içerideki maddelerin ortak adı olmalı. “Kurumsal”, “Yardım”, “Diğer” gibi başlıklar bu işi görmez, çünkü altında ne olduğunu tahmin ettirmez. “İletişim ve Destek” ya da “Yasal Metinler” tahmin ettirir. Bir grupta yedi maddeyi geçtiysen o grup muhtemelen ikiye ayrılmayı bekliyordur.
Mobilde alt bilgi katlanır, gizlenmez
Uzun bir footer mobilde ekran boyunun birkaç katına çıkar ve kullanıcıyı sonsuz bir kaydırmaya mahkûm eder. Grupları açılır kapanır hâle getirmek bu sorunu çözer, ama iki şartla: başlıklar kapalıyken de görünür olacak, dokunma alanları parmakla ıskalanmayacak kadar büyük olacak. Erişilebilirlik tarafında da açılır kapanır bloğun durumunu ekran okuyucuya bildirmek gerekiyor, aksi halde bağlantılar teknik olarak sayfada durur ama kullanılamaz.
Footer'ı küçük punto ve düşük kontrastla arka plana itmek yaygın bir alışkanlık. Oysa oraya inen kişi zaten bir sorun yaşıyor, metni okuyamaması sorunu büyütür.
Bakım tarafı, tasarım kadar belirleyici
Footer'daki yasal metin ve iletişim bağlantılarını genelde tek bir veri kaynağından üretirim. Elle kopyalanmış bir alt menü ilk gün doğrudur, altı ay sonra bir şablonda güncellenip diğerinde unutulur ve site kendi içinde çelişmeye başlar. KVKK metni değiştiğinde tek yerden değişmesi, tasarım kararı gibi görünmese de kullanıcının gördüğü şeyi doğrudan belirliyor.
Aynı gerekçe bağlama duyarlı footer için de geçerli. Ürün sayfasıyla blog yazısına farklı alt bilgi vermek kulağa iyi geliyor, fakat bu iki varyantın ikisinin de bakımını üstlenmek demek. Birden fazla kullanıcı segmenti gerçekten farklı sayfalara ihtiyaç duyuyorsa değer; “daha kişiselleştirilmiş olsun” diye yapılıyorsa altı ay içinde varyantlardan biri güncellenmemiş şekilde kalıyor.