UX Olgunluğunda 5. Seviye: Entegre Kültürün Sınırları
UX olgunluk modellerinde 5. seviye, kullanıcı odaklılığın tek bir ekibin işi olmaktan çıkıp kurumun her biriminde çalıştığı aşama olarak tarif edilir. Tarif doğru ama eksik: bu seviyeyi anlatan metinlerin çoğu onu bir varış noktası gibi sunar, oysa aynı metinlerde seviyenin geri alınabileceği de yazar. O çelişkiyi ciddiye almak, olgunluk tablosunu duvara asmaktan daha işe yarar.
Tablonun anlattığı şey
Üst basamakta tarif edilen durum aslında sade. UX kararları tek bir ekibin elinde toplanmaz, araştırma bulgusu ürün yol haritasına gerçekten ulaşır, tasarım kalitesi için ayrılmış bir bütçe vardır ve bu bütçe ilk sıkışmada kesilmez. Kültür tarafındaki iddia da benzer: pazarlamadaki kişi de destek ekibindeki kişi de kullanıcının ne yapmaya çalıştığını biliyor.
Buraya kadar itiraz edilecek bir şey yok. İtiraz, tablonun sunuluş biçimine. Basamak sayısı modelden modele değişiyor: Nielsen Norman Group'un güncel olgunluk modeli altı aşama sayar, Jakob Nielsen'in 2006 tarihli eski çalışması sekiz. Aynı kuruma iki farklı model uygularsanız iki farklı not alırsınız, üstelik kurumda hiçbir şey değişmeden. Bu da ölçtüğünüz şeyin bir ölçüde modelin kendisi olduğunu gösterir.
Tasarım sistemi olgunluk kanıtı sayılır mı
Listelerde en sık geçen kanıt tasarım sistemi. Kurum bir tasarım sistemi kurmuşsa süreç standartlaşmış, kalite güvence altına alınmış kabul ediliyor. Pratikte bu ikisi arasında otomatik bir bağ yok.
Bir tasarım sistemini, bileşenlerinin kodda karşılığı olmadan olgunluk kanıtı saymam. Figma kitaplığında kırk bileşen duruyor, üründe bunların on beşi var, kalan yirmi beşi her ekranda yeniden yazılıyorsa ortada sistem değil katalog vardır. Ayırt etmenin ucuz bir yolu da var: yeni bir ekranı kurarken arayüzün ne kadarını mevcut bileşenlerden çıkarabildiğinize bakın. Oran düşükse sistem kağıt üstündedir.
Modelin kendi kabul ettiği çelişki
Entegre seviyeyi anlatan metinler genelde iki cümleyi yan yana koyar. İlki: UX artık kurumun ayrılmaz parçasıdır. İkincisi: lider değişimi ya da ekibin dağılması bu seviyeyi riske atar. İkisi aynı anda doğru olamaz. Bir yetkinlik tek bir işe alım kararıyla geri alınabiliyorsa o bir seviye değil, bir durumdur.
Benzer bir gerilim ölçüm tarafında da duruyor. Kararların iş hedefleriyle hizalandığı söylenir, hemen ardından kullanıcı faydasının zaman zaman ticari kaygının gerisinde kaldığı kabul edilir. Bu kabul, modelin en dürüst kısmı. Üst basamak, kullanıcıyla şirketin çıkarlarının çakışmadığı bir yer değil; çakıştığında tartışmanın açıkça yapılabildiği bir yer.
Ankete değil, şu dörde bakın
Olgunluğu iç anketle ölçmek kolaydır, bu yüzden de yanıltıcıdır. İnsanlar kendi kurumlarının kullanıcı odaklılığını sorulduğunda yüksek puan verir. Daha zor ama daha bilgi veren sorular şunlar:
- Son çeyrekte bir araştırma bulgusu yüzünden iptal edilen ya da baştan yazılan bir özellik oldu mu
- Kullanıcı testlerini kimler izliyor: yalnızca tasarımcılar mı, yazılımcı ve destek ekibi de mi
- Erişilebilirlik hataları diğer hatalarla aynı kuyrukta mı bekliyor, yoksa kimsenin bakmadığı ayrı bir listede mi
- Tasarım borcu için sprint içinde ayrılmış bir pay var mı
Beşinci basamağa çıkmak için kültür dönüşümü programı başlatmaya gerek yok. Bu dört sorudan hayır cevabı alanları tek tek evete çevirmek, tablodaki yerinizi kendiliğinden değiştirir. Tersi pek çalışmıyor: slogan tarafından başlayıp sorulara inmeye çalışan kurumlar çoğunlukla slogan aşamasında kalıyor.