Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Web Kullanılabilirliğinde Ne Değişti, Ne Değişmedi

Otuz Yılda Dayanan Kullanılabilirlik İlkeleri

Ekran boyutu, bağlantı hızı ve tarayıcı yetenekleri 1994'ten bu yana tanınmayacak kadar değişti. Kullanıcının dikkat bütçesi değişmedi. Eski kullanılabilirlik tavsiyelerinin hangisinin hâlâ ayakta olduğunu anlamak için bakılacak yer de tam burası: tavsiye bir cihazın kısıtından mı doğmuştu, insanın kendisinden mi?

Cihazın kısıtından doğanlar eskidi

"Kullanıcılar kaydırmaz" doksanların en çok tekrarlanan kuralıydı. Sebebi insan değildi: kaydırma çubuğu tarayıcıdan tarayıcıya farklı görünüyordu, sayfalar kısaydı, aşağıda bir şey olduğunu gösteren hiçbir işaret yoktu. Kısıt ortadan kalkınca kural da kalktı. Bugün kaydırma temel etkileşim, tek ekrana sıkıştırılmış sayfa ise çoğu zaman bilgiyi saklıyor.

Aynısı görseller için geçerli. "Resimleri küçük tutun" tavsiyesi modem hızından geliyordu. Bugün ilk boyamayı geciktiren şey genelde görsel değil, indirilip ayrıştırılması ve çalıştırılması gereken JavaScript. Görseli sıkıştırıp üçüncü parti bir etiket yöneticisini sayfaya bırakmak, bütçeyi yanlış yerde kısmak demek.

Her yeni tasarım eğilimi de kullanılabilirlik kazanımı diye sunuluyor, çoğu değil. Koyu mod bunlardan biri; düşük ışıkta konfor sağladığı doğru, okunabilirliği artırdığı iddiası ise ince gövde yazı tipinde tersine dönüyor (bu tartışmanın hak ettiğinden fazla yer kapladığını düşünüyorum).

İnsandan doğanlar yerinde duruyor

Tarama davranışı otuz yıldır aynı. Kullanıcı sayfaya girer, başlıklara ve satır başlarına bakar, aradığı şeyin burada olup olmadığına birkaç saniyede karar verir.

Buradan çıkarılan "kullanıcılar okumaz" sonucu ise fazla geniş. Okurlar. Tarama bir okuma modeli değil, okuma öncesi eleme. Aradığı şeyi bulan kullanıcı uzun metni de sonuna kadar okuyor; eleme aşamasını geçemeyen metin okunmuyor. Bu ayrım pratikte şunu değiştirir: metni kısaltmak yerine başlıkları düzeltmek çoğu sayfada daha çok işe yarar.

"Önemli her şeyi ilk ekrana koyun" tavsiyesi neden tutmuyor

Bu tavsiye kendi listesinde yer alan sadelik ilkesiyle çelişiyor ve çelişkiyi görmek için hesap yapmak yeterli. Yaygın bir telefonda görünür alan CSS pikseli cinsinden 600 ile 700 arasında. 16 piksellik gövde metnini 24 piksel satır yüksekliğiyle dizerseniz 25 ila 29 satır eder. Başlık, bir görsel ve çerez şeridi girdikten sonra elinizde on satır kalıyor.

"Her şey" oraya sığmaz. Sığdırmaya çalışıldığında da metin küçülür, boşluk yok olur, sayfa okunmaz hale gelir. İlk ekranın işi her şeyi göstermek değil, iki soruyu cevaplamak: burası neresi, buradan nereye gidilir. Gerisi sıralama meselesidir.

Erişilebilirlik bir eklenti katmanı değil

Erişilebilirlik denince akla önce hazır araçlar geliyor. Sayfaya bir kod parçası eklenir, kontrast düğmesi çıkar, iş bitmiş sayılır. Bitmiyor. Klavyeyle gezilemeyen bir menü eklentiyle gezilebilir hale gelmez; ekran okuyucuya yanlış rol bildiren bir buton, üstüne konan katmanla doğruyu söylemeye başlamaz.

Ölçmesi ucuz: fareyi bırakın, sekme tuşuyla formu doldurmayı deneyin. Odak halkasını CSS'ten kaldırmışsanız sonucu zaten biliyorsunuz. WCAG 2.1 kriterlerinin önemli bir bölümü bu tür yapısal işler, sonradan üstüne serpilebilecek şeyler değil.

Ayırt etme ölçütü

Elinize geçen her kullanılabilirlik tavsiyesine tek soru sorun: bu kural bir cihazın o günkü sınırından mı çıktı, insanın dikkatinden mi? Birincisi donanım değişince tarih olur. İkincisi kalır, çünkü kullanıcı otuz yılda güncellenmedi.