Konu Başlıkları
Yükleniyor...

İçerik Stratejisi ile UX Yazarlığı Aynı İş Değil

UX Yazarlığı ve İçerik Stratejisi Arasında İş Bölümü

İçerik stratejisi ile UX yazarlığı çoğu ekipte tek başlık altında toplanır, sonra ikisi de yarım yapılır. Biri sayfanın ne anlatacağına karar verir, diğeri butonun üstünde ne yazdığına. Farklı yüzeylerde çalışırlar ve farklı kurallara tabidirler; işi aynı kişi yapsa bile bu ayrım korunmak zorunda.

Ayrım yüzeyde başlar

İçerik stratejisi yayınlanan şeyi yönetir: hangi sayfa var, ne zaman güncellenir, hangisi arşive kalkar, kim yazar. Envanter tutar, takvim kurar, eskiyeni ayıklar. Kararları sayfa düzeyindedir ve çoğunlukla ürünün dışında kalır.

UX yazarlığı ürünün içindedir. Buton etiketi, hata mesajı, boş durum ekranı, form alanının altındaki tek satır ipucu. Bunlar kullanıcının okumak için oturduğu metinler değil, bir işi yaparken yolunun üstünde bulduğu metinlerdir. Ölçüsü de tersine çalışır: bir blog yazısının başarısı sayfada geçen süreyle ölçülür, bir hata mesajının başarısı kullanıcının o ekrandan ne kadar çabuk çıktığıyla.

Küçük ekipte ikisini aynı kişi yapar, bunda bir sorun yok. Sorun iki şapkanın aynı anda takılması: ürün içindeki bir metni yazarken sayfa metnine uygulanan ölçütleri kullanırsanız arayüzü şişirirsiniz.

Arayüz metnine SEO kuralı uygulanmaz

İki disiplini tek kefeye koyan yazılar genelde burada çöker. Anahtar kelime dağılımı, uzun kuyruk alt başlıklar, meta açıklaması: hepsi taranabilir sayfalar için geçerli kurallardır. Ürünün içindeki metinlerin büyük kısmı oturum duvarının arkasındadır ya da kullanıcı bir eylem yaptıktan sonra üretilir. Arama motoru o metni hiç görmez.

Görse de bir şey değişmez. "Kaydet" yazan bir butonun arama amacı yoktur, kimse onu aramıyor. Aynı metinde hem "kısa yaz, tek kelime yetiyorsa tek kelime kullan" hem de "anahtar kelimeyi doğal akışta üç beş kez geçir" tavsiyesini vermek, bu iki kuralın hangi yüzeye ait olduğu söylenmediği sürece birbirini iptal eder. Kuralların çatışması değil bu, yüzeylerin karışması.

Devir teslim üç noktada olur

  • Terminoloji. Pazarlama sayfasında "plan", faturada "abonelik", ayarlar ekranında "üyelik" yazıyorsa kullanıcı bunların üç ayrı şey olduğunu düşünür. Tek sözlük, iki disiplin.
  • İlk kullanım akışı. Stratejist kullanıcının neyi bilmesi gerektiğine karar verir, yazar bunun yardım merkezinde mi yoksa üçüncü adımın altındaki tek satırda mı duracağını söyler. Doğru cevap çoğunlukla ikincisidir; kimse kurulum sırasında yeni sekme açmaz.
  • Hata mesajları. Mesajın kendisi yazarın işi. Mesajın gönderdiği dokümanın gerçekten var olup olmadığı stratejistin.

Bu üçünün dışında ikisinin her gün aynı masada oturmasına gerek yok.

Tutarlılık yazım kuralı değil, altyapı sorunu

Stil kılavuzları tutarlılık üretmez, tutarlılığı tarif eder. Üretmek için metinlerin tek yerde toplanması gerekir. Arayüz metni şablonların içine dağılmışsa aynı kavram üç ekranda üç ayrı adla anılır ve bunu kimse fark etmez, çünkü kimse o üç ekranı arka arkaya açmıyor.

Bir projede aynı kaydetme işleminin arayüzde "Kaydet", "Güncelle" ve "Onayla" diye geçtiğini, metinleri tek dosyada toplamaya çalışırken gördüm.

Metinler tek kaynağa alındığında iş bölümü de kendiliğinden netleşir. Yazar bir etiketi değiştirmek için geliştiriciden sıra beklemez, stratejist sözlüğü tıpkı içerik envanteri gibi denetler. Öncesinde iki tarafın da elinde sadece iyi niyet vardır.