Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Internet Desktop: Kaynağı Gizleyen Arayüzler Nerede Tökezliyor

Bütünleşik masaüstü fikri: kaynak, arama ve uyarlanabilir sunum

Internet Desktop, yerel diskteki dosyayla uzaktaki belgeyi aynı arayüzde ve aynı kurallarla gösterme fikri. Yıllar sonra bakınca fikrin büyük kısmı tuttu: çoğu insan işini tarayıcıda, dosyanın nerede durduğunu bilmeden yapıyor. Asıl soru artık bunun mümkün olup olmadığı değil, kaynağı gizlemenin kullanıcıya neye mal olduğu.

Fikrin tutan kısmı

Bir metni ortak bir belge uygulamasında açan kişi dosyanın hangi sunucuda olduğunu bilmiyor, bilmek de istemiyor. Sekme ile uygulama penceresi arasındaki fark pratikte kalktı. Yani "veriyi kaynağına göre ayrı uygulamalarla açmak yapay bir ayrım" iddiası doğru çıktı. Tuttuğu için de tasarım kararı olmaktan çıkıp varsayılan haline geldi, bugün tartışılan şey uygulaması.

Kaynağı gizlemenin bedeli

Zayıf yer şurada: dosyanın nereden geldiği yalnızca teknik bir ayrıntı değil. Üç şeyi belirliyor. Açılma süresini, uçak modunda ne olacağını, sildiğinde kimden silineceğini. Kullanıcı bunları tahmin edemiyorsa arayüz onu sadeleştirmiyor, yanıltıyor.

İşleyen kural şu: kaynağı gizle, sonucu gizleme. Dosya listesinde sunucu adı yazmasın, ama çevrimdışı açılabilecek dosyada küçük bir işaret dursun; paylaşılan klasörden silme "senden mi, herkesten mi" sorusunu sormadan geçmesin; henüz yüklenmemiş dosya yüklenmiş gibi görünmesin. (Senkronu "anında" diye anlatan arayüzleri fazla iyimser buluyorum, çakışma ekranını er geç tasarlamak zorunda kalıyorsun.)

Tek geçmiş listesi, filtresiz bir günlük dosyasıdır

E-posta, belge, sohbet ve gezilen sayfa aynı akışa girdiğinde liste günde yüzlerce satır büyüyor. O ölçekte kronolojik sıra tek başına gezinme aracı olmaktan çıkıyor, çünkü aradığın şeyin ne zaman olduğunu genelde hatırlamıyorsun; kiminle ilgili olduğunu hatırlıyorsun. Bütünleşik geçmişin işe yaraması kapsam daraltmaya bağlı: tür, kişi, tarih aralığı, sadece benim düzenlediklerim.

Bunu ölçmek de zor değil. Sonuç listesinde kaçıncı sıraya tıklandığına bak. Tıklamalar düzenli olarak ilk üç sıranın dışına çıkıyorsa sorun arama kutusunda değil sıralamada, yeni bir filtre eklemeden önce sıralamayı düzelt.

Uyarlanabilir sunumun bugünkü karşılığı

Siyah beyaz ekranlı cihaz örneği eskidi, altındaki fikir eskimedi: içerik bir kere yazılır, sunum cihaz başına ayarlanır. Bugün bunun karşılığı responsive düzen, görsel format seçimi ve bağlantı hızına göre çözünürlük.

Ayrım şurada: sunumu küçült, içeriği kırpma. Dar ekranda tablodan sütun atmak kullanıcıya dolaylı yoldan "bu veri sende yok" demek. Tabloyu yatay kaydırılabilir bırakmak ya da her satırı karta çevirmek aynı bilgiyi koruyor, üstelik ikisi de birkaç satır CSS. Veri kaybettiren sadeleştirme, sadeleştirme değil.