Konu Başlıkları
Yükleniyor...

İnternet İstemcilerinden Bugünün Arayüzüne Kalanlar

Eski Tarayıcı Denemeleri ve Arayüz Tasarımına Bıraktıkları

Tarayıcılar bir dönem bugünkünden çok daha fazla şey deniyordu: sayfa kırpma, bağlantı rafı, açık artırma takibi, hepsi tarayıcının içinde. Denemelerin neredeyse tamamı tarayıcıdan silindi. Silinme sebepleri de arayüz tasarımı açısından hala geçerli, çünkü tarayıcı niş bir işi o işe adanmış bir araç kadar iyi yapamıyor.

Tarayıcının deneme dönemi

Mosaic'in oturttuğu temel şema (adres çubuğu, geri düğmesi, sayfa alanı) yıllarca kayda değer bir değişiklik görmedi. Denemeler kenardan geldi. Internet Explorer 5'in Macintosh sürümü bunların en cesuruydu:

  • Internet Scrapbook: Ziyaret edilen sayfanın anlık görüntüsünü kaydediyor, sonra tekrar açılabiliyordu.
  • Page Holder: Çok bağlantılı bir sayfayı kenarda sabit tutup bağlantılar arasında hızlı geçiş sağlıyordu.
  • Çözünürlük seçimi: Görüntüleme çözünürlüğünü kullanıcının kendisi belirliyordu.
  • Auction Manager: Farklı sitelerdeki açık artırmaları tek pencerede canlı izliyordu.

Listeye bugünün gözüyle bakınca hepsi tanıdık geliyor. Aslında hiçbiri kaybolmadı, sadece tarayıcıdan çıkıp başka yerlere taşındı.

Neden tarayıcıda kalmadılar

Scrapbook'un işini artık sonra oku servisleri yapıyor. Page Holder sekme sabitleme ve bölünmüş pencere olarak geri döndü. Açık artırma takibi ise satıcının kendi uygulamasındaki bildirimlere geçti, çünkü fiyat verisi zaten orada.

Ortak sebep şu: tarayıcı herkese hizmet etmek zorunda olduğu için, küçük bir grubun işini o gruba adanmış bir araç kadar iyi yapamaz. Aynı ölçüt genel amaçlı her arayüz için işliyor. Bir iş akışını ana arayüze gömmeden önce sorulacak soru, o işin kullanıcıların çoğunun işi olup olmadığı. Değilse ayrı bir yere taşınır; ana ekranda tutulduğunda kimseye yaramadan yer kaplar.

Kullanıcı hem alıcı hem üretici olduğunda

Web'in ilk yapısı tek yönlüydü, içerik birinden çıkıp herkese gidiyordu. Napster bu şemayı kırdı: her kullanıcı aynı anda hem kaynak hem tüketiciydi ve P2P mimarisi bunu ağ tarafında mümkün kıldı.

Arayüz tarafında asıl mesele mimari değil, katkının maliyeti. Napster'da katkı pasifti, paylaşım klasörünü seçtin ve iş bitti, kullanıcı bir daha hiçbir şey yapmıyordu. Bugünün katkıya dayalı arayüzlerinde ise üretmek gerçek emek istiyor: yorum yaz, fotoğraf çek, etiket seç, formu doldur. Katılım oranlarının çökmesi çoğunlukla burada başlıyor. Katkıyı tüketim kadar ucuza indiremiyorsan, katılımı artıracak olan şey rozet ya da bildirim değil, katkı adımını kısaltmak.

Video ve yanındaki panel

Yahoo FinanceVision, canlı videoyu web bağlantıları, soru cevap modülü ve anketlerle aynı pencerede birleştiren erken örneklerdendi. Bugün canlı yayın arayüzlerinin çoğu aynı yerleşimi kullanıyor: ortada video, kenarda etkileşim. Kalıcı olmasının sebebi ikinci bir cihaza ihtiyaç bırakmaması.

O uygulamanın satış noktalarından biri istemcinin küçük ve hızlı açılmasıydı, ki bu bugün daha da zor. Yayının yanındaki sohbet ve anket panelini ilk yüklemeye bindirme; kullanıcı o ekranda videoyu bekliyor, paneli ikinci bir istekle sonradan doldurursan yayın gözle görülür şekilde erken başlar.

Özelleştirme neyin telafisi

Özelleştirilebilirlik bu tür listelerde neredeyse otomatik olarak olumlu bir madde diye geçer. Pratikte kullanıcıların büyük kısmı ayarlar ekranını hiç açmıyor, dolayısıyla varsayılan ne ise ürün odur. Seçenek eklemek, yanlış varsayılanın sorumluluğunu kullanıcıya devretmenin kolay yolu.

Bunun haklı olduğu bir alan var: kullanıcılar arasında gerçekten uzlaşmaz farklar varsa. Yazı boyutu, kontrast, hareketi azaltma, klavye ile gezinme. Burada tek bir doğru varsayılan yok ve seçeneği vermek erişilebilirliğin kendisi. Ama ekip iki yerleşimden hangisinin daha iyi olduğuna karar veremediği için ikisini birden sunuyorsa, o bir özelleştirme özelliği değil, ertelenmiş bir tasarım kararı.