Saha Çalışması: Yöntem Seçimi, Planlama ve Bulguların Kullanımı
Saha çalışması, kullanıcıyı kendi ortamında, kendi işini yaparken gözlemlemek demek. Laboratuvarda ya da uzaktan yapılan testler ekrandaki davranışı gösterir; sahada ekranın etrafındaki her şeyi görürsünüz. Yöntem seçimi, katılımcı sayısı ve not tutma düzeni bu çalışmanın işe yarayıp yaramayacağını baştan belirler.
Dört yöntem, dört ayrı soru
Saha araştırması tek bir teknik değil. Hangisini seçeceğiniz, cevabını aradığınız sorunun biçimine bağlı.
Doğrudan gözlem "gerçekte ne yapıyorlar" sorusuna cevap verir. Araştırmacı müdahale etmez, soru sormaz, sadece kaydeder. Kullanıcının anlattığı akışla uyguladığı akış arasındaki farkı en net bu yöntem gösterir.
Bağlamsal sorgulama "neden böyle yapıyorlar" sorusuna bakar. Gözlem sürerken kısa sorular sorulur, ama soru işin akışını kesmemeli; kullanıcı size açıklamaya başladığı anda gözlemlediğiniz şey artık normal çalışma değildir.
Yerinde ziyaret bir iş kolunun kendi kurallarını öğrenmek içindir. Depo, klinik, bayi ofisi gibi ortamlarda ekranın önündeki insanın elinde başka bir iş, kulağında bir telefon vardır ve arayüz o kuyruğun bir parçasıdır.
Etnografi ise günler süren, ekibin içine yerleşen çalışmadır. Kurum kültürü ve ekipler arası iletişim gibi yavaş görünen dinamikler ancak bu şekilde ortaya çıkar. Çoğu ürün ekibinin buna vakti yok, dolayısıyla ilk üçünden birine karar verip iyi uygulamak daha gerçekçi.
Bir çalışmanın gerçek maliyeti
Planı takvim üzerinde kurun. Altı katılımcıyı ziyaret ediyorsanız, her ziyaret için yarım gün gözlem ve yol, buna ek olarak kabaca gözlem kadar daha not temizleme ve kodlama süresi ayırın. Altı ziyaret tek araştırmacı için iki haftaya yakın iş demek.
Bu hesap, katılımcı sayısını neden düşük tutmak gerektiğini de açıklıyor. Yirmi kişilik saha planı yapan ekipler genellikle onuncu ziyaretten sonra notları açmıyor bile; elde kalan şey işlenmemiş kayıt yığını oluyor. Altı iyi işlenmiş ziyaret, yirmi işlenmemiş ziyaretten fazlasını söyler.
"Objektif veri" iddiası tutmuyor
Saha araştırmasının tarafsız veri ürettiği sık söylenir. Doğru değil, ve bunu kabul etmek yöntemi zayıflatmaz.
İki sebebi var. Birincisi, gözlemlendiğini bilen insan farklı çalışır: kısayolları kullanmaz, adımları atlamaz, hata yapınca açıklamaya girişir. İkincisi, notu tutan kişi neyi yazacağını seçer ve genellikle beklediği şeyi yazar. Etnografinin tanımı zaten araştırmacının ortamın parçası haline gelmesidir; parçası olduğunuz bir sistemi dışarıdan ölçüyor sayılmazsınız.
Pratik karşılığı şu: notu ham haliyle tutun, yorumu ayrı sütuna yazın. "Kullanıcı kafası karıştı" bir yorumdur; "kullanıcı listeye üç kez döndü, sonra aramaya yazdı" gözlemdir. Mümkünse iki kişi not tutsun ve notları karşılaştırmadan önce ayrı ayrı okusun. Ortak nokta bulgudur, ayrışan yer tartışılacak yerdir.
Bulgu ürüne nasıl döner
Sahadan dönen ekibin elinde genelde iki tür bulgu olur: arayüzün yanlış yerinde duran bir şey, ve kullanıcının kendi kurduğu bir baypas. İkincisi daha değerlidir, çünkü baypas her zaman gerçek bir ihtiyacın kanıtıdır.
Bir sipariş ekranında tam bunu gördüm: loglara göre arama kutusu neredeyse hiç kullanılmıyordu, sahada ise kullanıcıların ekranı kapatıp aynı listeyi Excel dosyasından takip ettiği ortaya çıktı.
Log verisi ile gözlem çeliştiğinde gözlemi öne alın, sonra logu yeniden okuyun. Log yalan söylemez ama yalnızca sizin ölçmeye karar verdiğiniz şeyi ölçer, ve saha çalışmasının tam olarak gösterdiği şey ölçmeyi unuttuğunuz davranıştır. Bulguyu geliştirme listesine yazarken de gözlemi taşıyın: "arama iyileştirilecek" yerine "kullanıcı listede 40 satırı elle tarıyor" cümlesi, çözümü tartışan ekibe hangi kısıtla uğraştığını söyler.