Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Sağ Sidebar: Reklam Körlüğü Aslında Bir Konum Sorunudur

Sidebar Tasarımı: Neyi Koymalı, Neyi Asla Koymamalı

Sağ sütunun görülmemesi kutuların fazla renkli olmasından kaynaklanmıyor. Konumundan kaynaklanıyor. Reklam körlüğü eski ve iyi belgelenmiş bir bulgu: göz izleme çalışmaları yıllardır sayfanın sağ kenarının okuma taramasının dışında kaldığını gösteriyor. Renk yumuşatmak bu haritayı değiştirmiyor.

Sorun kutunun görüntüsü değil, yeri

Yaygın tavsiye şudur: sidebar'ı reklam gibi göstermeyin, sade tutun, temaya uydurun. Bu tavsiye yanlış değil ama etkisi abartılıyor. Kullanıcı sayfanın sağ şeridini reklam sandığı için atlamıyor, oraya bakmadığı için atlıyor. Okuma sırası soldan sağa ilerlerken dikkat ana metin sütununda kalıyor, sağ şerit çevresel görüş alanına düşüyor ve orada renkten önce konum belirleyici oluyor.

Bunun pratik sonucu net: sağ sütuna koyduğun hiçbir şeyin görüleceğini varsayma. Görülmesi gereken her şey ana içerik akışının içine girer.

Trafiğin çoğunda sağ sütun diye bir şey yok

Sidebar tartışmalarının çoğu masaüstü ekran görüntüsü üzerinden yürüyor ve burada büyük bir boşluk var. Dar ekranda iki sütunlu düzen tek sütuna iniyor, sidebar da içeriğin altına, çoğu zaman sayfanın en dibine yığılıyor. Yani mobil ziyaretçi sidebar'ı görmüyor değil, sidebar'a hiç ulaşmıyor.

Çoğu içerik sitesinde trafiğin yarısından fazlası mobilden geliyor. Bu şu demek: sidebar kararı aslında ziyaretçilerin bir kısmını ilgilendiren bir karar ve bütçesi de o kadar olmalı. Sidebar'a ilgili yazı listesi koyup ana içeriğin sonuna hiçbir şey koymamak, o listeyi okuyucunun yarısından fazlasına en kötü noktada göstermek anlamına geliyor.

Sadeleştirmenin görmezden gelinen bedeli

Sidebar'ı reklam görüntüsünden kurtarmanın standart yolu kenarlığı kaldırmak, rengi ana temayla eşitlemek, tipografiyi yaklaştırmak. Bunun bir bedeli var: sidebar artık ana içerikle aynı görsel dile sahip olduğu için okuma sırasında onunla yarışmaya başlıyor. Ayırt edilebilirliği düşürerek görünürlüğü artırmaya çalışıyorsun, bu iki hedef birbirini yiyor.

Doğru çözüm ikisinin ortası değil. Sidebar'ı ana metinden açıkça ayır ama bunu renk ve kutuyla değil, boşlukla ve daha küçük tipografiyle yap. Kenarlıksız, arka planı beyaz, sola doğru geniş boşluk bırakılmış bir liste hem reklam gibi durmaz hem de okuma akışını kesmez.

Kişiselleştirme sidebar'ı sayfanın en pahalı parçası yapar

Sık verilen tavsiyelerden biri sidebar'ı sayfaya göre dinamik hale getirmek: o içerikle ilgili öneriler, kullanıcının geçmişine göre bağlantılar. Kulağa iyi geliyor, uygulamada bir yan etkisi var ve genelde konuşulmuyor.

Sayfanın geri kalanı statiktir ve bütün olarak önbelleğe alınabilir. Sidebar kullanıcıya göre değişmeye başladığı anda o sayfa artık bütün olarak önbelleklenemez. Ya her istekte sayfayı yeniden üretirsin, ya da sidebar'ı ayrı bir parça olarak sonradan yüklersin. İkisi de maliyet: birincisi sunucu yükü, ikincisi sayfa yerleşiminin sonradan kaymasıdır. Sonuçta sayfanın en az bakılan bölümü, üretimi en pahalı bölümü haline gelir.

Kullanıcı bazlı kişiselleştirmeyi sidebar için gereksiz görüyorum. İçeriğe göre değişen, kullanıcıya göre değişmeyen bir liste maliyetin neredeyse tamamını ortadan kaldırır ve faydanın büyük kısmını korur, çünkü ziyaretçinin o an ne okuduğu, kim olduğundan daha güçlü bir sinyaldir.

Sağ sütuna ne konur

Sidebar destek alanıdır. İçine koyduğun şeyin görülmemesi kabul edilebilir olmalı. Bu ölçütü geçen birkaç şey var:

  • Aynı konudaki diğer yazılara giden bağlantılar. Görülürse kazanç, görülmezse kayıp yok.
  • Uzun yazılarda yapışkan içindekiler tablosu. Sidebar'ın gerçekten iyi çalıştığı tek yer burası, çünkü kullanıcı ona ihtiyaç duyduğu anda arıyor.
  • Yazar bilgisi gibi bağlam öğeleri.

Buraya konmayacak olanlar daha kısa: dönüşüm hedefi taşıyan her şey, formlar, tek başına bir sayfanın anlaşılmasını sağlayan bilgi. Bunlar ana sütuna girer. Sidebar'daki bir kayıt formunun düşük dönüşümünü tasarımla düzeltmeye çalışmak zaman kaybı, çünkü sorun formun görüntüsünde değil bulunduğu şeritte.

Ölçmenin pratik yolu

Sidebar'ın işe yarayıp yaramadığını tahminle tartışmanın gereği yok. Sidebar bağlantılarına ayrı bir izleme parametresi ekle, aynı bağlantıların yazı sonundaki listedeki tıklanma sayısıyla karşılaştır. Bir hafta yeterli veri verir. Çoğu sitede bu iki sayı arasındaki fark, sidebar'ı yeniden tasarlamak yerine yazı sonu bloğunu güçlendirmeyi tercih edecek kadar büyük çıkar.