Konu Başlıkları
Yükleniyor...

İntranet Markalaşması: İsim, Logo ve Kullanılabilirlik Dengesi

İntranet Markalaşmasının Kullanılabilirliğe Faturası

İntranete isim vermek, logo çizmek, kurumsal renkleri taşımak. Her biri kullanılabilirliğe yardım edebileceği gibi köstek de olabilir. Fark, markalaşmanın hangi işi üstlendiğinde ortaya çıkıyor: süs katmanında kalan marka zararsız, yönlendirme görevi yüklenen marka çalışanı yavaşlatıyor.

Markalaşma burada hangi sorunu çözüyor

Gerekçe çoğunlukla aidiyet üzerinden kuruluyor. Peki aidiyet gerçekten isimden ve logodan mı geliyor? Çalışanın intranete girme sebebi izin talebi, bordro, bir prosedürün son sürümü. Bu ziyaretler kısa, tekrarlı ve amaçlı; kimse kurum kültürüne temas etmek için oturum açmıyor.

Görsel kimliğin burada yaptığı iş daha dar ama daha gerçek: sayfaya bakan kişi nerede olduğunu, bu bilgiyi kimin yayımladığını ve resmî olup olmadığını anlıyor. İnsan kaynaklarının yayımladığı bir izin prosedürü ile birinin ekipçe paylaştığı taslak arasındaki farkı taşıyan şey, tutarlı kurumsal dil. Aidiyet bunun yan ürünü olabilir, hedefi değil.

İsim: hatırlaması kolay, araması zor

Pusula, Vega, Köprü. Yaratıcı isimler toplantıda iyi durur. Ya iki ay sonra işe başlayan biri? Kendi adı olan her bölüm, öğrenilmesi gereken bir eşleme daha demek: Vega yazıyorsa insan kaynakları anlaşılacak. Bu eşlemenin maliyeti kurumun büyüklüğüyle değil, işe giriş çıkış hızıyla artıyor. Devir hızı yüksek bir yerde her ay yeni bir grup insan aynı sözlüğü baştan ezberliyor.

Ayrım şurada: sitenin tamamına verilen tek bir isim savunulabilir, işlev adlarında marka dili aramak savunulamaz. "Toplantı planla" hiç öğrenilmeyen bir etikettir, doğrudan okunur. "Belge yükleme sihirbazı" ise önce çözülmesi, sonra hatırlanması gereken bir bilmece.

Bunun ölçüsü de elinizin altında duruyor: intranetin kendi arama kutusunun sorgu kayıtları. Çalışanlar bölümün marka adını yazıyorsa isim tutmuş demektir. "İzin formu" yazıp boş sonuç dönüyorsa isim sorunu değil etiket sorunu vardır, çözümü de yeniden markalaşma değil, işlev sözcüklerini arama eş anlamlısı olarak tanımlamak. Bu kayıt çoğu kurumda zaten tutuluyor, kimse açıp bakmıyor.

Logonun taşıyamayacağı iş

Rehberlerde iki tavsiye yan yana durur ve yan yana durunca çelişir: logo kurum kimliğiyle tutarlı olsun, ama çalışan iç ortamla dış siteyi karıştırmasın diye şirket logosundan da ayrışsın. Aynı anda hem benze hem benzeme demek bu.

Kurum içi mi dış site mi ayrımını logoya bağlamam. O ayrımı taşıyan sinyaller zaten var: adres çubuğundaki alan adı, oturumun açık olması, sayfanın üst şeridi. Logo süs katmanında duruyor ve süs katmanı ilk daralan yer; dar ekranda logo simgeye düştüğünde ona yüklediğiniz bilgi de gider. Ayrımı görsel olarak kurmak gerekiyorsa, her sayfada aynı yerde duran ve küçük ekranda kaybolmayan bir üst şerit rengi logodan daha güvenilir çalışıyor.

Kurumsal siteyle uyum nereye kadar

Kurumsal site ikna etmek için tasarlanır: geniş görsel, az metin, uzun kaydırma. İntranet tekrarlı işlere hizmet eder, aynı formu haftada üç kez dolduran insana. Renk paletini ve tipografiyi paylaşmalarında sakınca yok. Düzeni paylaşmaları, günde onlarca kez açılan bir listeyi pazarlama sayfası ritmine sokuyor.

Fark en çok bilgi yoğunluğunda görünür. Kurumsal sitede bol boşluk bir tercih, intranette liste satırının yüksekliği doğrudan ekrana kaç kaydın sığdığı demek. Aynı marka rehberi iki yerde farklı sonuç vermeli.

Erişilebilirlik tarafında kurumsal palet çoğunlukla tam burada patlıyor. Renk dış sitede büyük başlıklarda kullanıldığı için kontrast eşiğini fark ettirmeden geçer; aynı renk intranette 13 piksellik tablo metnine uygulandığında WCAG'ın normal metin için istediği 4.5:1 oranının altına düşer. Marka rehberi renkleri veriyor ama hangi punto ve zeminde geçerli olduklarını söylemiyorsa, ölçmek intranet ekibine kalır.

Faturanın çıktığı yer: ikinci yıl

Markalaşmanın görünmeyen maliyeti kurulumda değil, bakımda. Hazır bir intranet platformunun üstüne yazılan tema, o platformun sınıf adlarına ve sayfa yapısına yapışır. Ürün bir sürüm atlar, özelleştirmelerin bir kısmı sessizce bozulur ve bunu genellikle bir çalışan bildirir, ekip değil.

Sınır oldukça net çizilebiliyor. Platformun kendi tema değişkenleriyle yapılan her şey (renk, logo, yazı tipi, köşe yarıçapı) ucuzdur, güncellemeyi sağ atlatır. Seçici ezmeye ya da şablon dosyası değiştirmeye başladığınız nokta, her sürümde geri ödeyeceğiniz borcun başlangıcıdır. Marka rehberi bu çizgiyi aşmayı gerektiriyorsa verilecek karar teknik değil bütçe kararıdır, o yüzden tasarım toplantısında değil, sürüm bakım maliyetinin konuşulduğu yerde konuşulmalı.