Konu Başlıkları
Yükleniyor...

iPhone Uygulamalarında İlk Açılış ve Kayıt Duvarının Bedeli

iOS'ta İlk Kullanım: Misafir Oturumu, İzinler, Geri Dönüş

iPhone uygulamalarında ilk açılış, kullanıcının kalıp kalmayacağına karar verdiği yer. Standart tavsiye net: kaydı sona bırakın, önce değeri gösterin. Tavsiye doğru, ama uygulaması sanıldığı kadar ucuz değil ve bedeli ödenmediğinde tam tersine çalışıyor.

Kayıt duvarı gerçekte neyi ölçüyor

İlk adıma konan kayıt ekranının dönüşümü düşürdüğü biliniyor. Buradan "asla kayıt isteme" kuralı çıkarmak ise fazla acele. Kimliğin ürünün kendisi olduğu yerlerde, bankacılıkta, sağlık kaydında, kurumsal panelde, misafir akışı yapay duruyor ve kullanıcıyı boş bir vitrinde gezdirmekten öteye gitmiyor.

Ayrım tek soruda: kullanıcı hesap açmadan baştan sona tek bir gerçek işi bitirebiliyor mu? Bitirebiliyorsa kayıt sonraya kalmalı. Bitiremiyorsa misafir modu kolaylık değil, ertelenmiş bir hayal kırıklığı; kullanıcı üç ekran ilerledikten sonra aynı duvara çarpıyor, üstelik bu kez emek harcamış olarak.

Misafir oturumu bedava değil

Misafir kullanıcı da sunucuda bir kimlik demek. Sepet, favori, taslak bir yere yazılıyor ve bir anahtarla anılıyor. Asıl iş kayıt anında başlıyor: kullanıcı hesabını oluşturduğunda misafirken biriktirdiği verinin hesaba taşınması, iki taraf da doluysa çakışmanın çözülmesi gerekiyor.

Aynı ürün sepette misafir tarafında iki, hesap tarafında bir adetse hangisi kazanır? Kural yazılmadığında kod sessizce birini seçiyor, genellikle yanlış olanı. Birleştirme mantığı atlandığında tavsiye kendi amacının tersine dönüyor: kullanıcı tam güven vermeye çalıştığınız anda, kaydolduğu anda, biriktirdiğini kaybediyor. Bu kuralı yazmak birkaç saatlik iş, atlanması ise destek kaydı olarak geri geliyor.

Misafir kayıtlarının ömrünü de baştan belirleyin. Süresiz tutulan anonim oturumlar birkaç ay içinde veritabanının en kalabalık tablosu oluyor.

Tanıtım turu değil, ilk görev

İlk açılışta üç ekranlık bir tanıtım turu göstermek hâlâ yaygın. Bu turların tamamlanma oranları düşük, hatırlanma oranları daha da düşük; kullanıcı uygulamayı belirli bir iş için açtı ve turu o işin önündeki engel olarak görüyor. "Demo yerine keşfet yazın" tavsiyesi de sorunu kelime düzeyinde çözüyor, oysa mesele etiket değil.

İşe yarayan yaklaşım, öğretmeyi işin içine gömmek. Boş bir liste yerine örnek kayıtla dolu bir ekranla açın, ilk gerçek eylem tamamlandığında ikinci özelliği o bağlamda tanıtın. Tur ekleyen ekip çok, turun tamamlanma oranına bakan az (bunu tasarım sorunundan çok ölçüm sorunu sayıyorum).

İzin istemek tek atışlıktır

iOS'ta bildirim izni de takip izni de bir kez sorulabiliyor. Kullanıcı reddettiğinde geri dönüş yolu Ayarlar uygulamasından geçiyor ve oraya pratikte kimse gitmiyor. Bu yüzden ilk açılışta izin istemek en pahalı hamlelerden biri: kullanıcı iznin neye yarayacağını henüz bilmiyor, refleksle reddediyor, kapı kalıcı olarak kapanıyor.

Sistem penceresini kullanıcının o izne ihtiyaç duyduğu ana bağlayın. Sipariş tamamlandıktan sonra sorulan "kargo çıkınca haber verelim mi" sorusu ile ilk saniyede çıkan bildirim izni penceresi bambaşka oranlarla kabul ediliyor. Kendi ekranınızda zemini hazırlayın, sistem penceresini ancak kullanıcı olumlu cevap verdikten sonra çağırın.

Aralıklı kullanım: ikon zayıf bir hatırlatıcı

Uygulamaların çoğu sürekli kullanılmıyor, ihtiyaç anında hatırlanıyor. Ana ekranda duran bir ikon bu hatırlamayı tek başına sağlamıyor. iOS başka giriş noktaları veriyor: widget, Spotlight araması, Siri kısayolu ve e-postadan doğrudan ilgili ekranı açan universal link.

Bu son madde çoğunlukla yarım kalıyor. Uygulama açıkken gelen bağlantı doğru ekrana gidiyor, uygulama kapalıyken aynı bağlantı soğuk açılışta ana ekranda kalıyor, çünkü bağlantı bilgisi başlangıç akışında okunmuyor. Kullanıcı için sonuç şu: e-postadaki "siparişini görüntüle" bağlantısı onu sipariş ekranına değil, uygulamanın kapağına bırakıyor ve aramayı baştan yapmak zorunda kalıyor. İlk kullanım deneyimi üzerine yapılacak yatırımın en verimlisi genelde burada, tanıtım turunda değil.