Yüzeysel Haz mı Derin Haz mı: UX Piramidinin Yanılttığı Yer
Kullanıcı deneyimi anlatılırken sık kullanılan bir piramit var: altta işlevsellik, üstünde güvenilirlik ve kullanılabilirlik, en tepede haz. Bu sıralama sessiz bir iddia taşır, alt basamaklar tamam değilse tepedeki animasyonun kıymeti yoktur. Oysa arayüz araştırmalarının epey eski bir bölümü tersini gösteriyor: süs, bozuk bir arayüzü gerçekten örtüyor. Asıl soru bunun ne kadar sürdüğü ve ölçümlerinize neye mal olduğu.
Piramit bir model değil, bir ikna aracı
Aarron Walter'ın Maslow'dan devşirdiği tasarım ihtiyaçlar hiyerarşisi bir işi iyi yapar: toplantıda "önce çökme sorununu çözelim, mikro etkileşimleri sonra konuşuruz" demenin en kısa yoludur. Bütçe tartışmasında işe yarar. Nedensel bir yasa gibi okunduğundaysa yanlış, çünkü kullanıcı basamakları sırayla tırmanmıyor; hepsini aynı anda ve birbirine karıştırarak değerlendiriyor. (Ekiplerin çoğu bu piramidi bir yol haritası sanıyor, bence en fazla bir öncelik listesi.)
Estetik, kullanılabilirlik ölçümünü kirletir
1995'te Masaaki Kurosu ve Kaori Kashimura, aynı işlevi gören ATM arayüzlerini katılımcılara gösterip kullanım kolaylığını puanlattı. Puanlar, arayüzün gerçek kullanılabilirliğinden çok görsel çekiciliğiyle örtüştü. Sonradan estetik-kullanılabilirlik etkisi diye anılan bu bulgu, Nielsen Norman Group'un test odalarındaki gözlemleriyle de uyumlu: güzel bulunan arayüzlerde katılımcılar takıldıkları yeri ya hiç söylemiyor ya da kendi beceriksizliğine yorup geçiyor.
Bunun asıl sonucu tasarım tarafında değil, ölçüm tarafında. Cilalı bir prototiple yaptığınız test memnuniyet puanını yukarı, bildirilen sorun sayısını aşağı çeker; tel kafes çizimle yaptığınız test tam tersini yapar. İki oturumun sayılarını aynı tabloya koyup karşılaştırmak yanıltır. Görev başarısı, hata sayısı ve süre kayıttan okunur; memnuniyet ayrı sorulur ve memnuniyet puanının hata kaydını iptal etmesine izin verilmez.
Akış her arayüzün hedefi değil
Derin haz genelde akışla eşitlenir: kullanıcı zamanın nasıl geçtiğini anlamaz. Bu tarif oyunlarda, yazı editörlerinde, tasarım araçlarında yerinde. Fatura ödeme ekranında değil. Orada iyi deneyim, kullanıcının işini bitirip çıkmasıdır; ekranda kalmaya devam etmesi değil. Bir para transferi akışında ortalama sürenin artması neredeyse hiçbir zaman iyi haber olmaz.
Yani derin haz tek bir şey değil, ürünün amacına göre yön değiştiriyor. Süreyi hedefleyen ürünlerde derinlik ilgiyi sürdürmekten, işi bitirmeyi hedefleyenlerde ise hiç fark edilmemekten geçiyor. İyi bir transfer akışı hatırlanmaz. Hatırlanıyorsa bir yerinde takılmışsınızdır.
Süsün faturası tarayıcıda kesilir
Animasyon bedava değil. Her geçiş ana iş parçacığında yer kaplar ve orta segment bir Android cihazda kare düşürmeye başladığı anda amacının tersini yapar, arayüzü yavaş hissettirir. Yaygın hareket kılavuzları arayüz geçişleri için 200-300 ms aralığını önerir, üst sınır kabaca yarım saniyedir; bunun ötesinde kullanıcı beklediğini fark eder. Yeni bir mikro etkileşimi değerlendirirken bakılacak yer tasarımcının ekranı değil, ucuz bir telefondaki kare süresi ile aynı görevin tamamlanma süresidir.
Piramidin doğru tarafı şu: işlevsellik ve güvenilirlik yoksa süsün kazandırdığı iyi niyet birkaç oturum sürer, sonra tükenir. Yanlış tarafı, süsün o birkaç oturumda hiçbir şey yapmadığını sanmak. Yüzeysel haz ilk izlenimi satın alır, temel onu elde tutar. Karıştırılmaması gereken tek şey, hangisinin hangi sayıyı şişirdiği.