Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Akıllı Nesnelerde Arayüz: Durum, Hata ve Geri Bildirim

Bağlantılı Cihazların Kullanıcı Deneyimi Nerede Kırılıyor?

Bağlantılı bir cihazın tasarım sorunu, ekranı olan bir ürününkiyle aynı değil. Cihazın durumu fiziksel dünyada duruyor, kontrolü telefondaki uygulamada; ikisi uyuşmadığında kullanıcının hangisine inanacağı belli olmuyor. Kırılma da genelde tam burada başlıyor, kurulum akışında değil.

Durumu değil, son bilinen durumu gösterin

Uygulamada kilit ikonu kapalı görünüyor. Peki uygulama bunu ne zaman öğrendi? Cihazla son iletişim kırk saniye önceyse ekranda yazması gereken şey "kilitli" değil, "40 saniye önce kilitliydi". Aradaki fark küçük duruyor ama kullanıcının kapıya geri dönüp dönmeyeceğini bu belirliyor.

Pratikte yapılacak şey net: her durum göstergesinin yanına tazelik bilgisi koyun, bağlantı koptuğunda göstergeyi grileştirin, komut gönderildiğinde "gönderildi" ile "onaylandı" durumlarını ayrı gösterin. Onay gelmeden başarı animasyonu oynatan arayüz kullanıcıya yalan söylüyor.

Her bağlantı yeni bir arıza modu ekler

Akıllı cihazların güvenliği artırdığı sık tekrarlanan bir cümle. Tersi daha doğru. Mekanik kilidin tek arıza modu vardı, anahtarı kaybetmek. Bağlantılı kilitte pil, wifi, üreticinin sunucusu, hesap oturumu ve firmware güncellemesi var; her biri kapıyı açamama ihtimali demek.

Tasarım tarafındaki karşılığı şu: cihaz çevrimdışıyken arayüzün ne yapacağına karar vermek, çevrimiçi akışı tasarlamak kadar iş. Bir evde beş farklı markadan cihaz varsa beş uygulama, beş hesap ve beş ayrı güncelleme döngüsü de var (kurulum maliyetini hesaplarken en çok atlanan kalem bence bu).

Ekran yoksa geri bildirimi nereye koyacaksınız

Tek renkli bir LED'e üç farklı anlam yüklendiğinde kullanıcı kılavuza döner. Yanıp sönme hızını ezberlemesini beklemek, hafızaya gereksiz yük bindirmek demek.

Daha iyi çalışan yaklaşım, durumu cihazın üstünde değil kullanıcının zaten baktığı yerde göstermek. Çamaşır makinesinin bitmesini LED yerine kilit ekranındaki bildirimle haber verin. Cihazın üstünde kalacak tek şey iki durumlu, bakınca anlaşılan bir işaret olsun: çalışıyor ya da çalışmıyor.

Ayırt edilemeyen sistem, onarılamayan sistemdir

Arthur C. Clarke'in "yeterince gelişmiş bir teknoloji sihirden ayırt edilemez" sözü genelde övgü olarak alıntılanıyor. Arayüz tarafında bunun ikinci yarısı da var: nedenini kuramadığı bir sistem bozulduğunda kullanıcı onu düzeltemez, sadece fişini çeker.

Otomasyon kuran her üründe basit bir kayıt ekranı olmalı: ne oldu, ne zaman oldu, hangi kural tetikledi. Işık gece üçte kendi kendine yandığında kullanıcının bakacağı yer orası. Bu ekranı yazmak birkaç saatlik iş, yokluğu ise destek talebi olarak geri geliyor.