Bilgi Kokusu: Kullanıcı Hangi Bağlantıya Tıklayacağına Nasıl Karar Verir
Kullanıcı bir bağlantıya tıklamadan önce tahmin yürütür: bu bağlantı beni aradığım şeye yaklaştırır mı? Bu tahmine bilgi kokusu deniyor. Koku zayıfsa kullanıcı ya yanlış dala girip geri döner ya da hiç girmez, ikisinin de bedelini site öder.
Kavramın geldiği yer
Bilgi kokusu, Pirolli ve Card'ın bilgi foraj teorisinden geliyor. Teorinin temel iddiası şu: insan bilgi ararken yiyecek arayan bir canlı gibi davranır, izin ne kadar güçlü olduğuna bakarak o dalda ilerlemeye ya da geri dönmeye karar verir. Buradan çıkan sonuç doğrudan: kullanıcı sayfayı okumaz, tarar ve bir sonraki adımın değerini tahmin eder. Tasarımın görevi o tahmini kolaylaştırmak.
Belirleyici olan bağlantı metni
Kokunun büyük kısmı etiketin kendisinde taşınır. "Devamı", "detaylar", "buraya tıklayın" gibi ifadeler sıfır bilgi taşır, çünkü hedefi tarif etmezler. "Anahtar kelime optimizasyonu nasıl yapılır" ise hem konuyu hem de içeriğin biçimini söyler.
Kokusu düşük bir menüyü görselle kurtarmaya çalışmam. Sorun etiketin kendisindeyse, yanına ikon veya küçük görsel koymak taramaya yeni bir nesne ekler ve kararı hızlandırmak yerine geciktirir. Önce etiketi düzelt, görsel sonra gelir.
Bu tavsiyenin uygulamada nerede öldüğünü de söylemek gerek. Çoğu sitede bağlantı metni elle yazılmaz; şablon, içerik kaydının başlık alanını alıp belirli bir karakterde kırpar. Başlık alanı 60 karakterde kesiliyorsa, editörün yazdığı açıklayıcı etiket listede yarım görünür ve koku şablon katmanında kaybolur. Etiketleri iyileştirmeye başlamadan önce listeleme şablonunun kırpma davranışına bakın, kazanç çoğu zaman oradadır.
Her bağlantıya açıklama eklemek ters teper
Yaygın tavsiye şudur: her bağlantının altına kısa bir özet koy, koku artsın. Bu tavsiye tek bir bağlantı için doğru, uzun listeler için yanlış. Koku mutlak değil karşılaştırmalı bir değerdir; kullanıcı seçenekleri birbirine göre değerlendirir. Yirmi bağlantının hepsine iki satır açıklama eklediğinizde okunacak metin yirmi kat artar, ama seçenekleri birbirinden ayıran fark aynı kalır. Ayırt edici bilgi artmadan tarama maliyeti büyüyor, sonuç net kayıp.
Açıklamayı ayrımın gerçekten zor olduğu yerde kullanın: adları birbirine benzeyen iki ürün, kapsamı karışan iki kategori. Kalan yerlerde etiketin kendisi yeterli.
Bağlam etiketi değiştirmeden kokuyu değiştirir
Aynı metin farklı sayfalarda farklı koku taşır. "Yeni ürünler" bir e-ticaret ana sayfasında güçlüdür, blog yazısının ortasında zayıftır, çünkü çevresindeki içerik hedefi tarif etmez. Mobilde bu etki daha sert: ekran dar olduğu için kullanıcı bağlantıyı çevresindeki kategori başlığı ya da kırılma yolu olmadan görür ve elinde yalnızca etiket kalır. Masaüstünde bağlamın taşıdığı yükü mobilde etiketin taşıması gerekiyor.
Clickbait kokuyu bir kere satar
Vaadi karşılamayan başlık ilk gün tıklanma getirir, ikinci gün maliyet çıkarır. Kullanıcının önceki deneyimi kokunun bileşenlerinden biri olduğu için, bir kez boşa çıkan bir kaynak bir sonraki listede baştan eleniyor. Marka güveni tam olarak budur: geçmişte tuttuğu sözler yüzünden etiketi zayıf olsa bile tıklanan site.
Tartışmak yerine ölçün
Bir etiketin anlaşılır olup olmadığı masa başında çözülmez, ekip zaten kendi terminolojisine alışkındır. Ağaç testi bunun için var: kullanıcıya arayüzü göstermeden yalnızca menü etiketlerinin hiyerarşisini verip "faturamı nereden indiririm" diye sorarsınız, ilk tıklamanın nereye gittiğine bakarsınız. Doğru dalı ilk denemede bulamıyorlarsa sorun tasarımda değil, adlandırmadadır. Bu testi kurmak için araç almanıza gerek yok, etiket listesi ve bir görev cümlesi yeterli.