Görsel Tasarım Kitapları: Hangileri Eskimedi
Görsel tasarım kitabı listeleri birbirinin kopyası: aynı yedi sekiz başlık, çoğu zaman aynı sırayla. Bu listenin asıl dikkat çeken yanı başka, kitapların neredeyse hepsi 1983 ile 2004 arasında yazıldı. Eski olmaları tek başına sorun değil, ama hangisinin neden hâlâ ayakta durduğunu ayırt etmeden okumaya oturmak zaman kaybı.
Listedeki kitapların çoğu akıllı telefondan eski
Tarihler net. Tufte’nin The Visual Display of Quantitative Information’ı 1983, Envisioning Information 1990. Mullet ve Sano’nun Designing Visual Interfaces’i ile Robin Williams’ın The Non-Designer’s Design Book’u 1994. Card, Mackinlay ve Shneiderman’ın derlediği Readings in Information Visualization 1999, Stephen Few’un Show Me the Numbers’ı 2004. Hiçbiri dokunmatik ekran düşünülerek yazılmadı.
Bu, kitapları çöpe atmak için gerekçe değil; okurken neyi alıp neyi bırakacağını belirler. Hiyerarşi, kontrast, hizalama ve bilgi yoğunluğu tartışmaları ekran teknolojisinden bağımsız. Ekran görüntüsü galerileri, platforma özgü tavsiyeler ve “kullanıcılar şunu bekler” türü gözlemler ise en hızlı bozulan kısım.
Prensip kitapları hâlâ çalışıyor
Designing Visual Interfaces görselliği süsleme olarak değil iletişim aracı olarak ele alır. Örnekleri doksanların masaüstü arayüzlerinden geldiği için tuhaf görünür, fakat kitabın anlattığı şey piksel değil ilişki: aynı ekranda üç şeyi nasıl sıraya koyacağın.
Robin Williams’ın kitabı dört ilkeye dayanır: kontrast, tekrar, hizalama, yakınlık. “Bir saatte biter” denir, doğrudur da. Okuması bir saat. Bu dört ilkeyi kendi işinde tutarlı uygulaman aylar sürer ve kitap orada yardımcı olmaz, çünkü asıl örneklerini basılı sayfa üzerinden verir.
Veri görselleştirmede sıra yanlış kuruluyor
Yeni başlayan birine ilk kitap olarak Tufte vermem. Tufte bir referans ve bir manifesto; ne yapman gerektiğini değil, neye inanman gerektiğini anlatır. Few’un Show Me the Numbers’ı ise tablo hizalamasından eksen aralığına kadar uygulanabilir kural verir. Elinde yarın teslim edilecek bir rapor varsa işine yarayacak olan ikincisidir.
Tufte’nin en bilinen iddiası, mürekkebin olabildiğince veriye ayrılması ve süslemenin atılması. Bu iddia 2010’da CHI’de sunulan bir çalışmada denendi: süslenmiş grafikler sade olanlara kıyasla doğruluk kaybına yol açmadı, uzun vadeli hatırlanmada ise daha iyi sonuç verdi. Kural tamamen çürümüş değil. Ama estetik bir tercihin ölçülmüş bir gerçek gibi aktarılması, bu literatürün en yaygın hatası.
Galeri kitapları en kısa ömürlüler
In Your Face: The Best of Interactive Interface Design ve Site-Seeing gibi kitaplar değerini örneklerinden alıyordu. Çelişki tam burada: bir kitabın en hızlı eskiyen parçası örnek galerisiyse, o kitabı “ilham için” önermek kendi içinde tutarsız. Doksanların sonundaki bir arayüz galerisinden alınan ilham, doksanların sonu gibi görünür.
Geriye kalan kısım bilgi mimarisi tartışmaları: kullanıcının bir sayfada önce nereye baktığı, hangi bilginin hangi adımda gerçekten gerekli olduğu. Görsellerin kendisi artık tasarım tarihi malzemesi.
Bu kitapların ortak varsayımı sabit bir tuval. Varsayımın bedeli tasarımda değil uygulamada çıkıyor: sabit genişlikte kurulmuş bir düzen responsive hale getirilirken bir kırılma noktası istisnaları yığınına dönüşür, ve projenin bakımı pahalı olan kısmı o istisnalar olur.
Okuma sırası
Sıfırdan başlıyorsan sıralama şöyle kurulur:
- Robin Williams, The Non-Designer’s Design Book. Kelime dağarcığını kurar.
- Mullet ve Sano, Designing Visual Interfaces. Aynı prensipleri arayüze taşır.
- Stephen Few, Show Me the Numbers. Tablo ve grafik üretiyorsan buradan devam.
- Tufte. Artık bir görüşün varken okursun, tartışabilirsin.
Readings in Information Visualization akademik bir derleme, görselleştirme üzerine araştırma yapmıyorsan rafta durur. Galeri kitaplarını da kütüphaneden bir öğleden sonralığına al, satın alma.