Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Hipermetin ve Bağlantı Tasarımı: Okuyucu Nerede Duraklar?

Bağlantı Tasarımı: Hipermetnin Arayüzdeki Gerçek Maliyeti

Bağlantı, arayüzdeki en eski etkileşim öğesi ve hâlâ en kötü tasarlananı. Metnin ortasına serpiştirilen her link okuyucuya bir karar yükler: burada mı kalayım, oraya mı gideyim. Bu maliyeti göz ardı eden içerik stratejileri, kendi savundukları okunabilirlik hedefini baltalar.

Tek yönlü bağlantı bir tercihti, zorunluluk değil

Hipermetin fikri web'den eski. 1945'te Vannevar Bush, Memex'te belgeler arasında iz bırakılabilen bir okuma düzeni tarif etti. 1960'larda Ted Nelson hem terimi ortaya attı hem de Xanadu ile çok daha iddialı bir şey denedi: bağlantılar iki yönlü olacak, kaynak belge hedefe kimlerin bağlandığını bilecek, bağlanan parça kaybolmayacaktı.

Web bunu yapmadı. Tim Berners-Lee'nin kurgusunda bağlantı tek yönlü ve hedefin haberi yok. Karar bilinçliydi, çünkü iki yönlülük merkezi bir kayıt gerektiriyor ve merkezi kayıt ölçeklenmiyor. Bedeli de doğrudan buradan geliyor: 404 bir hata değil, mimarinin kaçınılmaz sonucu. Hedef sayfayı silen kişinin sana bağlandığını bilme ihtimali yok.

Bu yüzden bağlantı bakımı yazarın işi. Bir metindeki dış bağlantıların hâlâ yaşayıp yaşamadığını ayda bir çalışan otuz satırlık bir betikle öğrenirsin, HTTP durum kodlarına bakmak yeter; bunun için ayrı bir araca abone olmaya gerek yok. Ölü bağlantıyı silmek, yerine arşiv kopyası koymak ya da metni yeniden yazmak, hangisi doğruysa o.

Kaynak metinlerin çelişkisi: göz gezdiren okuyucuya bol link

Web yazarlığı tavsiyeleri neredeyse hep aynı iki maddeyi yan yana koyar. Okuyucu göz gezdirir, kısa tut. Ve: ilgili her yere bağlantı ver, hem okuyucu hem arama motoru sever.

İkisi aynı anda savunulamaz. Göz gezdiren okuyucu zaten dikkatinin sınırında; paragrafın ortasındaki her bağlantı onu okumaktan koparıp bir seçim ekranına taşır. Seçimi yapmasa bile durup değerlendirir. Beş bağlantılı bir paragraf, beş kez yavaşlatılmış bir paragraftır.

Doğrusu şu: bağlantı yoğunluğu okuyucunun niyetine göre ayarlanır. Bir konuyu anlatan makalede bağlantı azdır ve paragraf sonlarına toplanır. Bir referans sayfasında, bir dokümantasyon maddesinde, bir kaynakçada bağlantı boldur ve metnin kendisi zaten atlanarak okunmak üzere yazılmıştır. Aynı kuralı ikisine birden uygulamak, ikisini de bozar.

Bağlantıyı nereye koyacaksın

Cümlenin ortasındaki bağlantı en pahalısı, çünkü okuma tam akarken kesiyor. Aynı bağlantıyı cümlenin ya da paragrafın sonuna taşımak maliyeti düşürür, bilgi kaybı olmaz.

Bağlantı metni de karar maliyetinin bir parçası. Buraya tıklayın yazan bir link, okuyucuyu çevresindeki cümleyi tekrar okumaya zorlar. Hedefi adıyla yazmak (kitabın adı, kurumun adı, sayfanın başlığı) bu ek işi ortadan kaldırır ve ekran okuyucuyla gezinen kullanıcı için de tek çalışan biçim odur: bağlantı listesini sesli dolaşan biri, linki çevresindeki cümle olmadan duyar.

Yeni sekmede açma kararını da kurala bağla. Okuyucunun akışını korumak istediğin dış kaynaklar yeni sekmede, sitenin kendi içindeki gezinme aynı sekmede. Karışık uygularsan kullanıcı geri tuşunun ne yapacağını tahmin edemez, o da güvensizlik üretir.

Okuma listesi

Konunun teorik tarafı ucuz tavsiye yazılarından çok daha doyurucu:

  • Jakob Nielsen, Multimedia and Hypertext: The Internet and Beyond. Bağlantı davranışına dair erken dönem gözlemler, çoğu hâlâ geçerli.
  • George P. Landow, Hypertext 3.0. Hipermetni kültürel ve eleştirel çerçevede okur.
  • Ted Nelson, Literary Machines. Xanadu'nun ne istediğini kaynağından anlamak için.
  • Jay David Bolter, The Writing Space. Basılı metinden ekrana geçişin yazarlık üzerindeki etkisi.