Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Ink Thinking: Kararı ve Beklenen Sonucu Yazarak Karşılaştırmak

Karar Günlüğü Nasıl Tutulur? Ink Thinking Yöntemi

Ink Thinking, verdiğiniz kararı ve o kararın nasıl sonuçlanacağına dair beklentinizi kısaca yazmaya, sonra gerçekleşeni aynı sayfaya eklemeye dayanır. Yöntemin değeri iki kayıt arasındaki farkta. Beklentiyi yazmadan tuttuğunuz defter kararların listesi olur ve karar verme biçiminizle ilgili hiçbir şey söylemez.

Bir girdi neye benzer

Defter küçük olsun. 9x14 cm çizgili bir defter fazlasıyla yeter, küçük sayfa detaya boğulmayı kendiliğinden engeller. Sadece karar takibi için kullanın, toplantı notu ve alışveriş listesi girdiği anda defter aranabilirliğini kaybediyor.

Her girdi dört satır:

  1. Tarih ve kararın tek cümlelik özeti.
  2. Beklenen sonuç, ölçülebilir biçimde.
  3. Sonuca hangi tarihte bakacağınız.
  4. O tarihte: gerçekleşen sonuç ve kendinize bir not.

Gün sonunda beş dakika yeter. Her karar da defterlik değil; hangi düğmenin daha iyi durduğu değil, geri alması pahalı olan kararlar yazılır.

Beklenti ölçülebilir değilse karşılaştırma yapılamaz

"Kullanıcılar formu daha kolay dolduracak" cümlesi sonradan doğrulanamaz. "Üç haftada form tamamlama oranı yükselecek, düşerse geri alacağım" doğrulanabilir. Arayüz kararlarında ölçüt genelde elinizin altında: tamamlama oranı, adım bazında terk oranı, aynı konuyla gelen destek talebi sayısı, moderasyonlu testte kaç katılımcının aynı yerde durakladığı.

Ölçütü kararı yazarken seçin. Sonradan seçilen ölçüt kararı her zaman haklı çıkarır, çünkü sayıya baktıktan sonra hangi sayının anlamlı olduğuna karar vermiş olursunuz.

Kontrol tarihi, karar tarihi değildir

Arayüz kararının sonucu kararla birlikte gelmez. Değişiklik yayına çıkacak, yeterli trafik birikecek, sonra bir sayı okunabilir hale gelecek. Bu yüzden girdinin üçüncü satırı boş bırakılamaz: sonuca ne zaman bakacağınızı yazmadıysanız o girdi hiç kapanmaz.

Aritmetiği görmek yeterince ikna edici. Haftada üç karar yazarsanız altı ay sonra defterde yetmişin üzerinde girdi olur; kontrol tarihi yoksa bunların hepsi açık kalır ve yöntem kendi amacının tersine, karar arşivine dönüşür. Kontrol tarihini yayın takvimine bağlayın, karar gününe değil.

Yazının hafızaya karşı avantajı

Sonucu öğrendikten sonra insan zihni tahminini sessizce günceller. Kötü çıkan karardan sonra "aslında ben de kuşkuluydum", iyi çıkanda "bunu baştan biliyordum" hissi gelir. Bu his samimidir, sadece yanlıştır. Kağıda yazılmış bir cümle, hafızanın bu düzeltmesini yapmasına izin vermez ve geriye dönük öngörü yanılgısını kırmanın pratikte bilinen tek ucuz yolu da bu.

Ekipte tutmak

Kişisel defterle ekip kaydı aynı şey değil. Kararların gerekçesini ortak bir araca taşımak faydalı, hatta yazılım tarafındaki karar kayıtlarının işi tam olarak bu. Ama kişisel deftere yazdığınız "burada acele ettim" türü notlar ortak belgeye girdiğinde yazılmaz hale geliyor.

Ayrı tutun: ekip için kararın kendisi, beklenen sonuç ve kontrol tarihi paylaşılır. Öz eleştiri defterde kalır, orada işe yarıyor.