Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Keşif Süreci: Kapsamı, Takvimi ve Katılımcı Planını Kurmak

Keşif Çalışmasını Zamanında Bitirmek: Bilinmeyenler ve Katılımcı Takvimi

Keşif çalışmaları çoğunlukla bilgi eksikliğinden değil, ne zaman biteceği belli olmadığı için tıkanır. Süreci ayakta tutan üç şey var: net bir problem çerçevesi, elenmiş bir bilinmeyenler listesi ve katılımcı takvimine göre kurulmuş bir süre. Bu üçü olmadan başlayan keşif, analiz aşamasında değil ilk hafta içinde dağılır.

Problemi çerçevelemek: çözümü yasaklamak işe yaramaz

Keşif rehberlerinin klasik kuralı, problem tanımlanırken çözümün konuşulmamasıdır. Bu kural uygulanamaz. İnsanlar çözüm düşünmeden problem konuşamaz, bastırdığınızda da fikir yok olmaz, sadece toplantı sonrası koridora taşınır.

Bunun yerine ikinci bir liste açın ve gelen her çözüm önerisini oraya yazıp geçin. Fikri sahibinin gözü önünde kayda geçirmek, tartışmayı kapatmanın en hızlı yolu. Problem bildirimi ise dört şeyi söylemeli: kim, hangi durumda, bugün ne yapıyor, bunun ona ne kaybettirdiği. Cümlede "ekran ekleyelim", "uygulama yapalım" gibi bir fiil geçiyorsa o cümle problem bildirimi değildir.

Bilinmeyenler listesini önce eleyin

Ekipler bilinmeyenleri toplamayı sever, elemeyi sevmez. Listeyi genelde tek bir soruyla kısaltırım: bu sorunun cevabı iki türlü de çıksa tasarım değişiyor mu? Değişmiyorsa soru merak konusudur, keşif konusu değil.

Kalanları ikiye ayırın. Bir kısmının cevabı zaten sizde duruyor: ölçüm verisi, destek kayıtları, arama logları, iptal nedenleri. Kullanıcının hangi cihazı kullandığını görüşmede sormak, elinizdeki oturum verisine bakmak varken zaman kaybı. Görüşmeye ancak sebep, gerekçe ve bağlam soruları kalmalı, çünkü kayıtlar ne olduğunu gösterir, niçin olduğunu göstermez.

Zaman kutusu katılımcı takvimine göre kurulur

Keşfe süre biçmek doğru bir alışkanlık. Ama süre, analiz için harcanacak günlere göre değil, katılımcı bulmaya göre hesaplanmalı.

Yaygın iki tavsiyeyi yan yana koyun: "her ekip üyesi haftada en az bir görüşmeye katılsın" ve "keşfi üç haftaya sığdırın". Beş kişilik bir ekipte bu, her görüşmeye tek kişi girerse üç haftada on beş oturum demek. Mevcut müşteri listenizden bile randevular bir iki hafta ileriye düşer, tarama gerekiyorsa daha da uzar. Yani üç haftalık kutunun içine on beş oturum sığmaz, kutu dolu görünür ama içi boş çıkar.

Çözüm basit: görüşmelere ikişer kişi girin. Biri sorar, biri not alır, oturum sayısı yarıya iner, ekibin kullanıcıyla teması yine sürer. Takvimi de ters sırayla kurun, önce katılımcılardan tarih alın, keşfin süresini o tarihlere göre yazın.

Roller: bir sahip, bir karar verici

Uzun rol tabloları hazırlamaya gerek yok. İşleyen kurulum ikili: çalışmayı yürüten bir kişi ve bulgular ışığında kapsamı değiştirebilecek bir karar verici. Üçüncü bir karar verici eklediğiniz anda süreç toplantı takvimine bağlanır.

Geri kalan tek kural, bulguların tek bir yerde ve herkese açık durması. Notlar kişisel defterlerde kaldığında ekip aynı kullanıcıyı iki farklı şekilde hatırlar, tasarım fazında bunun tartışması açılır.

Bulguyu maliyetiyle birlikte yazın

Keşif çıktısı genelde düz bir bulgu listesi olur ve o listede her madde eşit görünür. "Butonun etiketi anlaşılmıyor" ile "kullanıcılar durum değişikliğinde SMS bekliyor" aynı satır uzunluğundadır, aynı işi gerektirmez. Birincisi bir metin değişikliği, ikincisi yeni bir servis entegrasyonu, kuyruk, tekrar deneme mantığı ve gönderim maliyeti demek.

Her bulgunun yanına karşılığının kabaca ne olduğunu yazın: metin, ekran, akış, altyapı. Bu dört kelimelik etiket bile önceliklendirmeyi değiştirir, çünkü ucuz kazanımlar listenin dibinde kalmaktan kurtulur.

Keşfin bittiğini nereden anlarsınız

Bitti demek, bütün soruların cevaplandığı anlamına gelmiyor. Öncelikli bilinmeyenler listesindeki her madde ya bir cevaba bağlanmışsa ya da "bunu tasarımda deneyip ölçerek öğreneceğiz" diye devredilmişse keşif bitmiştir. Bu iki durumun dışında kalan sorular listede durdukça süreç kendini uzatır, ekip de araştırmayı bitiremediği için değil, bitiş tanımı olmadığı için yorulur.