Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Tasarımcı Kullanıcı Değildir: Uçurum Tam Olarak Nerede Açılır

Tasarımcı-Kullanıcı Uçurumu: Aşinalık, Persona ve Ölçüm

Tasarımcının kullanıcı olmadığı cümlesi o kadar çok tekrarlandı ki artık bir şey söylemiyor. Herkes katılıyor, kimse davranışını değiştirmiyor. Sorulması gereken uçurumun var olup olmadığı değil, tam olarak nerede açıldığı ve hangi yöntemin onu kapattığı.

Kaynak empati eksikliği değil, aşinalık

Yaygın anlatı tasarımcıyı kullanıcıyı umursamamakla suçlar. Gözlenen şey genelde bunun tersidir: ekip ürünü fazlasıyla umursar, o kadar ki arayüzü ilk kez gören birinin ne göreceğini artık hayal edemez. Menüdeki etiketin ne anlama geldiğini bilirsiniz, çünkü o etiketi siz koydunuz. Akışın üçüncü adımını atlamazsınız, çünkü ikinci adımın oraya çıktığını biliyorsunuz.

Bu bilgi geri alınamaz. Bir kez öğrendikten sonra bilmiyormuş gibi bakamazsınız, dolayısıyla kendi sezginizi arayüz kanıtı saymayı bırakmaktan başka çare yok.

Persona meselesi

Persona'nın uçurumu kapattığı sık söylenir. Kapattığı, nasıl üretildiğine bağlı. Sahadaki çoğu persona araştırma çıktısı değil toplantı çıktısıdır: odadaki insanların kullanıcı hakkındaki tahminleri derlenir, bir isim ve bir fotoğraf eklenir, belge haline gelir.

Araştırmadan çıkmamış bir persona'yı tasarım kararına dayanak yapmam. O belge kullanıcıyı değil ekibin varsayımını tarif eder, üstelik varsayıma yüz verdiği için tartışılamaz hale getirir. Aynı metinlerde hem persona geliştirin hem gerçek kullanıcıyla test edin tavsiyesi yan yana durur, oysa ikisi aynı ağırlıkta değil: biri diğerinin çıktısı olmak zorunda.

Kendi makinenizde ölçtüğünüz şey kullanıcının gördüğü şey değil

Uçurumun en somut hali burada. Tasarımı yapan kişi ürünü hızlı bir makinede, dolu önbellekle ve iyi bağlantıyla kullanır. Panelin anında açıldığı iddiası o koşulda doğrudur, sahada değil.

Geliştirici araçlarında ağı yavaş bağlantıya, işlemciyi dört kat yavaşa çekin ve aynı akışı tekrarlayın. Anında açılan panel iki saniyede açılıyorsa sorun tasarım kararında değil, uygulamasında; ve bunu kullanıcı testine gerek kalmadan on dakikada görürsünüz. Arayüz iddialarının kodda karşılığı var mı sorusu, çoğu erişilebilirlik tartışmasından daha hızlı cevaplanabiliyor.

Uçurumu ne kapatır

Kullanıcıya ne düşündüğünü sormak, ne yaptığını izlemekle aynı şey değil. İkisi de işe yarar ama farklı sorulara cevap verir.

Anket size yaygınlığı verir, sebebini vermez: kaç kişinin aramayı bulamadığını öğrenirsiniz, neden bulamadığını öğrenemezsiniz. Gözlem tam tersini yapar. Bu yüzden yol haritasında öncelik sıralaması yapıyorsanız ankete, bir ekranı düzeltiyorsanız beş kişilik sessiz bir gözleme gidin. Sessiz derken kelimenin tam anlamıyla: kullanıcı takıldığında ipucu veren moderatör, ölçtüğü şeyi bozar.

Gözlemin en değerli kısmı da genelde raporda değil, izleyen ekibin yüzündeki ifadede ortaya çıkar. Kimse kendi tasarladığı akışta birinin kaybolmasını izledikten sonra aynı özgüvenle karar vermiyor.