Adres Çubuğu da Arayüzdür: Kullanıcı İçin URL Yapısı
Adres çubuğu, kullanıcının sitenizde gördüğü en kalıcı arayüz parçası. Tasarımdan bağımsız çalışır, sekme başlığından kısadır ve bağlantı bir mesajda paylaşıldığında ilk izlenimi tek başına o verir. URL yapısını arama motoru meselesi değil de tasarım kararı olarak ele almak, pratikte daha çok işe yarıyor.
Kullanıcı adresten ne okur
İyi bir adres kullanıcıya iki şey söyler: şu an nerede olduğunu ve buradan yukarı çıkıp çıkamayacağını. Geri kalanı arama motorlarının işi.
Bu iki şeyi vermek için gereken de fazla değil. Yol parçaları okunabilir kelimeler olsun, hiyerarşi gerçekten var olan bir hiyerarşiyi yansıtsın, adres sayfa taşındığında değişmesin. Zorluk kuralda değil, kuralın ikinci yarısında.
Kısaltılabilir adres bir söz verir
Hackable URL fikri şu: /blog/erisilebilirlik/klavye-navigasyonu adresinin sonundaki parçayı silen kullanıcı bir üst kategoriye ulaşabilmeli. Fikir doğru. Atlanan yer, bu sözün kodda bir karşılığının olması gerektiği. Ara yollar gerçekten var olan sayfalara çözülmeli, yoksa kullanıcıya verdiğiniz gezinme sözü 404 ile karşılanır.
Çoğu içerik sistemi yazı adreslerini otomatik üretir, ara dizinler için sayfa üretmez. Bir projede kategori sayfası hiç oluşturulmamıştı, adres çubuğundan bir üst dizine çıkan herkes hata sayfası görüyordu.
Peki ara sayfayı üretmek gerçekten maliyetliyse ne olacak? O zaman derinliği azaltın. İki seviyeli bir yapı, üç seviyeli ama ortası boş bir yapıdan daha dürüsttür.
Kalıcılık, yenilemenin ilk kurbanı
Site yenilemelerinde en sık kaybedilen şey adreslerdir. Yeni tasarım yayına alınır, eski bağlantılar boşluğa düşer, kimse fark etmez çünkü kırık bağlantıya tıklayan kişi geri dönüp şikayet etmiyor.
Yönlendirme tablosu yazmak yeni tasarımı yayınlamak kadar tatmin edici değil. Ama eski bir bağlantıdan gelen ziyaretçi, sizi birinin tavsiye ettiği kişidir. Aramadan gelenle aynı kefeye koymayın.
İçerik gerçekten silindiyse ne yapmalı? En yakın üst kategoriye yönlendirin ve o sayfada bir satırla ne olduğunu söyleyin. Sessiz yönlendirme kullanıcıyı aradığını bulduğunu sanarak yanlış sayfada bırakıyor, bir cümlelik açıklama bunu çözer.
78 karakter nereden çıktı
URL uzunluğu için sık tekrarlanan 78 karakter sınırı arama motorlarından gelmiyor, düz metin e-postada satır kaydırma geleneğinden kalma bir sayı. Kullanıcı tarafında anlamlı olan soru daha somut: adres tek satırda görünüyor mu, bir mesaja yapıştırıldığında bölünüyor mu, telefonda okunabiliyor mu.
Sayıyı kural değil üst sınır olarak düşünün. Üç kelimeyle anlaşılan bir yolu beş kelimeye uzatmanın kimseye faydası yok, ama anlamı korumak için gereken kelimeyi de karakter saymak uğruna atmayın.
Küçük harf, Türkçe karakter, parametreler
Küçük harf kullanın. Büyük harfli yollar sunucu yapılandırmasına göre farklı davranır ve adresi elle yazan kullanıcıyı yanıltır. Türkçe karakterler yüzde işaretli kodlamaya dönüşüp kopyalandığında okunmaz bir diziye çıkar, o yüzden yol kısmında sadeleştirilmiş halleri tercih edilir.
Takip parametrelerini ise paylaşım anında temizleyin. Kullanıcı adresi kopyalayıp arkadaşına gönderdiğinde kampanya etiketiniz de onunla birlikte dolaşır ve gelen trafiğin kaynağı yanlış görünür. Adresin okunabilirliği de bu arada eksiye düşer.
Alan adında ölçüt: telefonda tarif edilebilmek
Uzantı tartışması, akılda kalıcılığın yanında ikinci sırada kalıyor. Türkiye'ye hizmet veren bir site için .com.tr yerinde durur, yurt dışına açık bir marka için .com beklenen seçenektir. Asıl ölçüt daha basit: ismi telefonda tarif edebiliyor musunuz? Tireli, kısaltmalı ya da yazımı iki türlü olan isimler bu testte kalıyor ve kaybedilen her ziyaretçi doğrudan yanlış yazımdan gidiyor.