Konu Başlıkları
Yükleniyor...

UX Metinlerinde Long-Form, Short-Form ve Mikrokopya Ayrımı

Mikrokopya mı Uzun Metin mi? UX Yazımında Doğru Ölçüt

Long-form, short-form ve mikrokopya ayrımı çoğu kaynakta paragraf sayısıyla anlatılır. Oysa uzunluk sonuçtur, ölçüt değil: aynı üç cümle bir onboarding ekranında kısa metin, bir hata kutusunda mikrokopya sayılır. Ayrımı yerine oturtan şey, metnin arayüzde nerede durduğu ve kullanıcının o metne çarptığı anda ne yapmaya çalıştığı.

Paragraf saymak neyi kaçırıyor

Yaygın tanım şöyle kurulur: üç paragraf ve üstü uzun metin, iki-üç paragraf kısa metin, üç cümlenin altı mikrokopya. Sonra aynı kaynak, seçimi kullanıcının ihtiyacına göre yapmanı söyler. Bu ikisi aynı anda doğru olamaz. İhtiyaç bir girdiyse uzunluk onun çıktısıdır, o zaman uzunlukla yapılan sınıflandırma seçime yardım etmez, sadece yazdıktan sonra etiket yapıştırır.

Peki ölçütü değiştirsek ne olur? Tek soru yeterli: kullanıcı bu metni okumaya mı geldi, yoksa başka bir iş yaparken mi metne çarptı. İade koşullarını arayan biri okumaya gelmiştir, uzunluk onu kaçırmaz. Ödeme formunu doldururken alan etiketine bakan biri okumaya gelmemiştir, orada üçüncü cümle zaten okunmaz. Bu ayrım, üç paragraflık bir gizlilik metninin nereye düştüğü tartışmasını da gereksiz kılar.

Metin nerede yaşıyor

Sınıflandırmanın pratikte işe yarayan tarafı, metnin hangi katmanda durduğu. Yazarın erişemediği bir metin, ne kadar iyi yazılmış olursa olsun, bir sonraki sürüme kadar öyle kalır.

Metin türüNerede dururDeğiştirme maliyeti
Yardım, politika, dokümantasyonİçerik yönetim sistemiYazar tek başına değiştirir
Ekran içi açıklama, onboardingŞablon veya çeviri dosyasıSürüm gerekir
Buton, hata, doğrulama mesajıSıklıkla doğrudan kodun içindeSürüm gerekir, çoğu zaman yazar haberdar bile değildir

Son satır arayüz yazımının en çok ihmal edilen yeri. Doğrulama mesajlarını genellikle o formu kodlayan kişi yazar, metin de bir koşulun içine gömülür. Sonuç, aynı üründe birbiriyle konuşmayan üç ayrı ses olur: biri kullanıcıya siz der, biri sen, biri hiç kimseye seslenmez ve alan adını olduğu gibi ekrana basar.

Bir sürümde tek bir metin iyileştirmesine yer varsa, uzun yardım sayfasını yeniden yazmayı buton ve hata metinlerini düzeltmekten daha az güvenilir bulurum. Yardım sayfasına kaç kişinin ulaştığı belirsizdir, oysa akıştaki butonu o akışa giren herkes görür. Ürünün içindeki bütün metin dizgilerini tek bir dosyada toplarsan, bu düzeltmeyi sonraki sefer tek yerden yaparsın.

Meta description mikrokopya sayılmaz

Mikrokopya listelerine sık sık meta açıklama ve başlık etiketi de eklenir. Bu birleştirme yanıltıcı. Arayüzdeki mikro metni okuyan kişi ürünün içindedir, bir işi yarılamıştır ve tek ihtiyacı bir sonraki adımı görmektir. Meta açıklamayı okuyan kişi ise henüz dışarıdadır, tıklayıp tıklamayacağına karar vermektedir.

İkisini aynı kategoriye koyarsan, ürün içindeki metinleri de ikna diliyle yazmaya başlarsın. Formun ortasında ikna edilmek isteyen kimse yok.

Metni hiç yazmamak bir seçenek mi

Bir alanın altına üç cümlelik açıklama yazma ihtiyacı duyuyorsan, önce alanın kendisine bak. Kart numarasının nereden bulunacağını anlatan uzun bir nota gerek kalmaması için alanın yanına küçük bir görsel koymak çoğu zaman daha ucuz çıkar. Açıklama metni burada tasarım sorununun üstünü örter, çözmez.

Bu yaklaşımın sınırı da var. Yasal metinler, vergi ve kargo koşulları, veri saklama süreleri gibi konular arayüz düzenlemesiyle kısalmaz; oralarda uzun metin bir eksiklik değil, işin gereğidir. Kısaltma çabası orada bilgiyi eksik bırakır ve kullanıcı cevabı destek kanalında arar.

Yani üç boyut arasında hiyerarşi yok. Aynı ekranda uzun bir açıklamanın da, iki kelimelik bir buton etiketinin de bulunması normal. Yanlış olan, ikisini aynı ölçütle yazmak.