Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Olgun Bir Sitede Kullanılabilirliği İleri Taşımak

Kaba Sorunlar Bittiğinde Kullanılabilirlik Nasıl İlerler?

Bir sitede kaba kullanılabilirlik sorunları çözüldüğünde iyileştirme durmaz, ölçülmesi zorlaşır. Testlerde artık kimse kaybolmuyor, formlar tamamlanıyor, ama dönüşüm de kıpırdamıyor. Bu aşamada işe yarayan yöntemler, ilk turdakilerden farklı.

İyi giden sayfayı standarda çevirirken dikkat

Kullanılabilirlik testlerinde genelde takıldığı anlara bakılır. Olgun bir üründe daha çok bilgi, sorunsuz geçen dakikalarda saklı: hangi sayfada kimse duraklamadı, hangi akışta geri dönüş olmadı. O sayfanın düzenini alıp siteye yaymak akla yatkın bir hamle.

Bir şartla. Bir sayfanın iyi çalışması bazen tasarımından değil, oraya gelen kullanıcının niyetinden kaynaklanır. Arama sonucundan gelen, ne aradığını bilen ziyaretçinin akıcı ilerlediği bir sayfanın düzenini, kampanya bağlantısından gelen ve siteyi ilk kez gören kitleye taşıdığınızda aynı sonucu almazsınız. Deseni kopyalamadan önce trafiğin kaynağını ayırıp bakın.

Mikro sorunlar: tereddüt, geri dönüş, ikinci okuma

Bu aşamada kalan sorunlar hata değil, sürtünme. Kullanıcı tıklamadan önce bir saniye bekliyor, bir cümleyi ikinci kez okuyor, menüde bir seviye geri dönüp başka bir yerden giriyor. Hiçbiri destek talebi üretmez, hepsi birikir.

Bunları yakalamak için pahalı bir davranış analizi aracına gerek yok. Bağlantı üzerinde uzun süren imleç bekleyişi, aynı öğeye kısa aralıkla arka arkaya tıklama ve bir sayfaya girip hemen geri dönüp aynı listeden başka bir bağlantıya gitme; üçü de birkaç satırlık olay kaydıyla toplanır. Zaten var olan analitik kurulumuna özel olay olarak eklemek çoğu sitede yarım günlük iş. Zor olan toplamak değil, hangi eşiğin gerçekten tereddüt sayılacağına karar vermek, o da sitenize özgü bir sayı.

Kurumsal kullanım ayrı bir katman

Kullanılabilirlik ilkelerinin çoğu tek kullanıcıyı varsayar: gelir, görevini yapar, çıkar. B2B sitelerde ve intranetlerde kullanıcı çoğu zaman kendi adına karar vermiyor, aldığı bilgiyi başkasına taşıyor.

Bu, arayüzde somut karşılıklar ister. Sayfanın içeriğinin yazdırılabilir ya da paylaşılabilir bir hale gelmesi, fiyat ve kapsam bilgisinin bir yere kopyalanabilecek netlikte olması, kullanıcının rolüne göre değişen görünümlerin varsayılan halinin en kısıtlı rol için doğru çalışması. Yönetici hesabıyla test edilip son kullanıcı rolüyle hiç açılmamış paneller, kurumsal ürünlerde en sık rastlanan kör nokta.

Karşılanmamış ihtiyaç aramak

Kullanıcının dile getirmediği ihtiyaçları anketle bulamazsınız; anket ancak sorduğunuz şeyin cevabını verir. İşe yarayan yöntem, insanları kendi ortamlarında işlerini yaparken izlemek. Aranan sinyal genelde şu: kullanıcı ürünün dışına çıkıp bir şeyi elle yapıyorsa, oradaki boşluk sizin eksiğinizdir. Ekrandaki tabloyu tek tek elektronik tabloya kopyalayan kullanıcı, dışa aktarma düğmesi istediğini söylemez ama gösterir.

Küçük iyileştirmeyi ölçmenin sınırı

Olgun bir sitede küçük değişiklikleri A/B testine sokmam, çünkü çoğu zaman ölçemeyeceğim bir şeyi ölçmeye çalışmış olurum. Gereken örneklem, aradığınız etkinin karesiyle ters orantılı büyür. Yani ölçmek istediğiniz fark yarıya inince gereken trafik dört katına çıkar, dörtte bire inince on altı katına. İlk turda %4'ten %6'ya çıkan dönüşümü birkaç günde doğrulayabilirsiniz. Aynı sitede %4'ü %4,2 yapan bir değişikliği anlamlı biçimde görmek için varyant başına on binlerce ziyaretçi gerekir, çoğu sitenin haftalık trafiği buna yetmez.

Bu, küçük iyileştirmeler değersiz demek değil. Ölçüm aracını değiştirin demek. Bu aşamada karar, testin istatistiksel sonucundan değil birkaç kullanıcıyı izlemekten ve sürtünmeyi doğrudan görmekten çıkar. Kanıt eşiğini düşürüp geri alma maliyetini düşük tutmak, ölçemediğiniz bir sayıyı beklemekten daha hızlı ilerletir.