F-Şeklinde Okuma Deseni Bir Hedef Değil, Uyarı İşaretidir
F-şeklinde okuma deseni, göz izleme çalışmalarının en çok alıntılanan bulgusu: kullanıcı önce üst tarafta yatay bir tarama yapar, biraz aşağıda daha kısa ikinci bir yatay tarama gelir, sonra sol kenar boyunca aşağı süzülür. Bulgunun kendisi sağlam. Ondan çıkarılan "öyleyse sayfayı F'ye göre kurgula" tavsiyesi ise bulgunun söylediğiyle çelişiyor.
Desen ne söylüyor
Göz izleme kayıtlarında tekrar eden şey şu: ilk yatay tarama başlık ve giriş paragrafı hizasında, ikincisi biraz aşağıda ve daha kısa, ardından sol kenarda dikey bir kayma. Nielsen Norman Group'un yayımladığı ısı haritaları bunu yüzlerce katılımcı ve birbirinden farklı sayfa türleri üzerinde gösteriyor; kurumsal tanıtım sayfası, ürün sayfası, arama sonucu, şekil kabaca aynı kalıyor.
Bu bir okuma biçimi değil. Taranma biçimi. Kullanıcı satırların sağ yarısını çoğu zaman hiç görmüyor.
Bulgu bir hedef değil
Sık rastlanan çıkarım şöyle kuruluyor: madem kullanıcı F çiziyor, sayfayı F'ye göre düzenle. Bu, deseni bir tercih sanmaktan geliyor. Oysa desen, sayfanın okuyucuya tutunacak hiçbir şey vermediği yerde ortaya çıkıyor. Birbirinin aynı uzunlukta paragraflar, ayrımsız metin blokları, ilk kelimesi "bu", "ayrıca", "ancak" olan satırlar. Gözün yapabileceği tek şey sol kenardan aşağı inmek.
Aynı çalışmanın tasarımcıya verdiği öğüt de deseni benimsemek değil, kırmak. Alt başlık, madde listesi, öne çıkarılmış anahtar ifade, çerçeveli bilgi kutusu; bunların her biri okuyucuya yeni bir giriş noktası açtığı için F'yi bozar. Yani "F-deseni uyumlu" diye anlatılan düzenlemelerin gerçekten işe yarayanları, tam olarak deseni ortadan kaldıranlar. Rehberlerde "desene uy" ile "şu biçimlendirmeleri ekle" maddeleri yan yana duruyor ama biri diğerini götürüyor.
Arama motoru göz hareketini görmez
İkinci yaygın iddia, arama motorlarının kullanıcıların göz hareketlerini analiz edip sıralamaya yansıttığı. Böyle bir sinyal yok. Tarayıcı sayfanın işaretlemesini, metnini ve bağlantılarını görüyor, ekranın karşısında oturanın nereye baktığını değil. Desen ile sıralama arasında kurulabilecek tek bağ dolaylı kalıyor: taranabilir sayfada kullanıcı aradığını bulur, sonuç listesine geri dönmez, bu davranış ölçülebilir. Ölçülen şey göz değil, geri dönüş.
Kendi sayfanda bunu görmek için göz izleme düzeneği kurman da gerekmiyor. Kaydırma derinliğini bölüm başlıklarına bağlı olaylar olarak işaretle, tıklama dağılımını yanına koy; ilk ekranın altındaki başlığın hiç görülmediğini iki günlük veriyle anlarsın. Hazır ısı haritası araçlarının yaptığı da bundan ibaret, üstüne renk basıyorlar.
Sayfada pratikte ne değişir
Asıl değişen kelimelerin sırası oluyor. Başlığın ve paragrafın ilk birkaç kelimesi anlamı taşımalı, çünkü dikey taramada görülen kısım orası. "Sitenizin performansını etkileyen faktörler arasında görsel boyutları da yer alır" cümlesi taramada "Sitenizin performansını..." olarak okunur ve hiçbir şey söylemez. "Görsel boyutları sayfa performansını doğrudan etkiler" aynı bilgiyi ilk üç kelimeye sığdırır.
Geri kalanı düzen işi:
- Alt başlığı soru değil cevap olarak yaz. "Sayfa neden yavaş?" yerine "Yavaşlığın kaynağı genelde görseller".
- Paragraf uzunluklarını eşitleme. Aynı ritimdeki bloklar gözün kaymasını kolaylaştırır.
- Her şeyi maddeye çevirme. Sayfanın tamamı listeyse liste de fark edilmez olur.
Desenin çıkmadığı yerler
Kullanıcı belirli bir veriyi arıyorsa, fiyat ya da kargo süresi gibi, tarama F'ye benzemiyor; o verinin bulunabileceği bölgeler arasında sıçrıyor. Güçlü bir görsel, çerçeveli kutu ya da tablo kendi çevresinde ayrı bir odak alanı kuruyor. Sağdan sola yazılan dillerde şekil aynalanıyor, dolayısıyla sol kenara yığmayı evrensel kural sanıp çok dilli arayüze taşırsan sayfanın yanlış tarafını doldurmuş olursun.