F-Şekilli Okuma: Desen Bir Hedef Değil, Belirtidir
F-deseni, kullanıcı okumaktan vazgeçip taramaya geçtiği anda ortaya çıkar: üstte geniş bir yatay geçiş, biraz aşağıda daha kısa bir tane, sonra sol kenardan aşağı doğru hızlı bir kayış. Bu şekli bir tasarım hedefi sanmak yaygın bir hata. Deseni içeriğe uydurmak yerine onu doğuran sebebi ortadan kaldırmak gerekir, sebep de neredeyse her zaman aynıdır.
Isı haritası ne gösteriyor, ne göstermiyor
Nielsen Norman Group'un göz izleme çalışmalarında yayımlanan o tanıdık kırmızı-sarı haritalar tek bir kişinin bakışı değil, onlarca katılımcının üst üste bindirilmiş toplamıdır. Kimse sayfayı harfiyen F çizerek okumuyor. Ortaya çıkan şey, çoğu insanın satır başlarında daha uzun kalması ve aşağı indikçe satırın sağını gitgide daha az taramasıdır; toplamı F'ye benziyor.
Desenin yönü de içerikle ilgili değil, yazı yönüyle ilgili. Sağdan sola yazılan dillerde aynı davranış ayna görüntüsü verir. Yani F bir okuma yasası değil, taramanın soldan sağa okuyan bir gözde bıraktığı iz. Bunu bilmek işe yarar, çünkü "kullanıcı böyle okur" cümlesini "kullanıcı okuyacak bir şey bulamayınca böyle tarar" diye düzeltir.
F çıkıyorsa metin taranamıyor demektir
Aynı araştırma hattında F dışında başka desenler de kayıtlı: katmanlı kek (layer-cake), benekli, işaretleme, atlama, bağlanma. Bunların içinde tasarımcının hedefi katmanlı kek olmalı. O desen, kullanıcının başlıklar arasında zıplayıp aradığını bulunca durup gerçekten okuduğu duruma karşılık gelir. F ise başlık olmadığı için gözün sol kenara tutunup aşağı kaydığı durumdur.
Buradan çıkan sonuç, çoğu rehberin verdiğinin tersi. "Kullanıcılar F çiziyor, öyleyse her şeyi sol üste yığ" tavsiyesi deseni pekiştirir. Sayfanın sol üstünü doldurup gerisini boşaltırsan gözün aşağıda tutunacağı hiçbir çıpa kalmaz. Doğru hamle, metni bölmek: sayfanın her ekranında gözün durabileceği bir başlık, bir alt başlık ya da anlamlı bir vurgu bırakmak.
"İlk iki kelime" tavsiyesi Türkçede yarım çalışır
Klasik öneri, başlıkların ve satırların ilk iki kelimesine anlamı yüklemektir; kullanıcı yalnızca onları okusa bile mesajı alsın diye. İngilizce için makul. Türkçede kısmen ters teper, çünkü olumsuzluk cümlenin sonundaki fiile bir ek olarak biner.
Somut örnek: "Kargo bedeli, iade işlemlerinde geri ödenmez." Satırın ilk iki kelimesini tarayan kullanıcı "kargo bedeli" görür ve büyük olasılıkla bunun bir iade kalemi olduğunu varsayar. Cümlenin asıl bilgisi, yani -mez eki, taranan bölgenin tamamen dışında kalıyor. Aynı risk "gerekmez", "desteklenmiyor", "kabul edilmez" ile biten her satırda var. İngilizcede olumsuzluk cümlenin başına yakın durduğu için bu tuzak orada yok.
Çözüm, hükmü öne almak:
- "Kargo bedeli, iade işlemlerinde geri ödenmez" yerine "Kargo bedeli iade edilmiyor: iade tutarı yalnızca ürün fiyatını kapsar"
- "Hesabınızı silmek için destek ekibine başvurmanız gerekmektedir" yerine "Hesap silme talebi destek ekibinden geçiyor"
- "Sipariş İptali Nasıl Yapılır?" yerine "Sipariş iptali: gönderim öncesi tek tıkla"
Üçünde de ilk iki kelime konuyu, hemen sonrası hükmü veriyor. Soru biçimli başlıklar bu yüzden zayıf: taranan bölgeye cevabı değil, sorunun kendisini koyuyorlar.
Kendi sayfanda bunu ölçmenin ucuz yolu
Göz izleme laboratuvarı kurmadan da hangi bölümün gözden kaçtığını görebilirsin. Isı haritası aracı bağlamak yerine genelde elimdeki veriyle başlarım: sayfa içi bağlantıların tıklanma dağılımı, kaydırma derinliği, bir bölüme ulaşan oturum yüzdesi. Bunların hepsi zaten toplanıyor ya da birkaç satırlık bir olay kaydıyla toplanabilir, üstelik gerçek ziyaretçiden gelir, laboratuvara çağrılmış on kişiden değil.
Aradığın işaret basit: içeriğin ortasındaki bir bölüme oturumların çok küçük bir kısmı ulaşıyorsa ya o bölüm gereksiz, ya da ona giden yolda gözün tutunacağı bir şey yok. İkisinin farkını anlamak için bölümü kaldırmak zorunda değilsin, önüne bir alt başlık koyup iki hafta beklemek çoğu zaman cevabı veriyor. Göz izleme, bu ucuz ölçümlerin cevaplayamadığı "neden" soruları kaldığında sıraya girmeli, ilk adım olarak değil.
Fare hareketi kaydeden ısı haritalarına ise temkinli yaklaşmakta fayda var. Fare imleci bakışı yalnızca kabaca takip eder ve masaüstünde kullanıcıların bir kısmı imleci sayfa kenarında park edip hiç kıpırdatmaz. Kaydırma derinliği aynı sorunu taşımaz, çünkü ölçtüğü şey doğrudan içeriğin ekrana gelip gelmediğidir.