Konu Başlıkları
Yükleniyor...

iPad ve Kindle'da Okuma Hızı: O Yüzdeler Ne Anlatıyor?

Tablet mi Basılı Kitap mı Daha Hızlı Okunuyor?

Ekranda okumanın kâğıttan yavaş olduğu sık tekrarlanır, genellikle de bir yüzdeyle birlikte gelir. Bu yüzdelerin tek bir ölçümden çıktığını, o ölçümün ne zaman ve nasıl yapıldığını bilmeden sayıyı kullanmak zor. Aşağıda önce sayının kaynağına, sonra kendi okuma hızınızı ölçerken nelerin ölçümü bozduğuna bakıyoruz.

Sayı nereden geliyor

Dolaşımdaki "iPad yüzde 6, Kindle yüzde 11 daha yavaş" rakamları Nielsen Norman Group'un 2010 tarihli okuma hızı ölçümünden geliyor. Katılımcılara aynı kısa hikâye dört ortamda okutuldu: basılı kitap, iPad, Kindle ve bilgisayar monitörü. Basılı kitap referans alındığında iPad yaklaşık yüzde 6, Kindle yaklaşık yüzde 11 daha yavaş çıktı. Memnuniyet tarafında ilk üçü birbirine yakındı, monitör açık ara sonuncuydu; katılımcılar monitörde okumayı çalışma masasıyla ilişkilendirdiklerini söyledi.

Çalışmanın kendisi bu farkları temkinli sundu. Katılımcı sayısı yirmi küçük ölçekli bir laboratuvar testine denk düşüyor, metin tek türdü ve oturumlar yirmi dakika civarındaydı. Yani elinizdeki sayı "ekranlar kâğıttan yavaştır" gibi genel bir yasa değil, belirli bir donanım kuşağının belirli bir metinde verdiği sonuç.

Yüzdeyi dakikaya çevirin

Yüzdeler soyut olduğu için büyük duruyor. Yirmi dakikalık bir okuma oturumunu, yani 1200 saniyeyi alalım. Yüzde 6 fark 72 saniye, yüzde 11 fark 132 saniye eder. Günde yarım saat okuyan biri için bu, ayda bir bölümlük bir gecikme demek. Tercih edilecek cihazı buna göre seçmek zor.

Aynı hesabı okuma hızını gerçekten belirleyen şeyle karşılaştırın: dikkat. Bildirim gelen bir tablette okuma oturumunun ortasında verilen tek bir mola, o 72 saniyeyi fazlasıyla geçer. Cihazlar arası fark ölçülebilir, ama ortam farkının yanında küçük kalıyor.

Sayfa çevirme gecikmesi bu farkı açıklamıyor

E-ink ekranların yavaşlığı çoğu zaman sayfa yenileme gecikmesine bağlanır. Hesabı yapmak kolay. Dakikada 250 kelime okuyan biri, sayfasında 300 kelime bulunan bir kitapta her sayfada 72 saniye geçirir. Yarım saniyelik bir yenileme gecikmesi bunun binde yedisi, bir saniyelik gecikme bile yüzde 1,4 eder. Yüzde 11'lik farkın yanında ihmal edilebilir.

Geriye daha sıkıcı ama daha belirleyici değişkenler kalıyor: kontrast oranı, satır uzunluğu, punto, kenar boşluğu ve cihazın elde durma biçimi. Bunların hepsi ayarlanabilir, sayfa yenileme hızı ise ayarlanamaz. Ölçümden çıkarılacak pratik sonuç, cihaz değiştirmek değil, elinizdeki cihazın tipografisini düzeltmek.

Kendi hızınızı ölçmek

Kendi üzerinizde yapacağınız ölçüm, yabancı bir laboratuvarın ortalamasından daha işe yarar. Kurulumu birkaç kurala dikkat ederseniz güvenilir olur.

  1. Aynı türden, kelime sayısı birbirine yakın iki metin seçin. Roman bölümüyle teknik makale karşılaştırılmaz, aradaki fark cihazdan değil metinden gelir.
  2. Her oturumu kronometreyle tutun ve kelime sayısına bölün. Tek oturum yeterli değil, cihaz başına en az üç ölçüm alın.
  3. Cihaz sırasını değiştirin. İlk okuduğunuz metinde daha yavaşsınızdır, ikincisinde ısınmış olursunuz; sırayı sabit tutarsanız bu ısınmayı cihazın hanesine yazarsınız.
  4. Bitirince metinle ilgili beş soru cevaplayın. Hız tek başına anlamsız, hatırlamadığınız bir sayfayı hızlı okumuş sayılmazsınız.
  5. Ölçümleri aynı saatte ve benzer ışıkta yapın. Yorgunluk, okuma hızında cihaz farkından daha büyük oynama yaratıyor.

Üç ölçümün kendi içindeki dağılımı, cihazlar arasındaki farktan büyük çıkarsa sonuç şudur: sizin için fark yok. Bu da geçerli bir cevap.

Hangisi ne zaman

Kesintisiz okunan uzun kurgu metinlerde e-ink okuyucular kazanıyor. Sebebi hız değil, cihazın başka hiçbir iş yapamaması. Tablette aynı metni okurken uygulama değiştirmek bir dokunuş uzağınızda, bu da otuz dakikalık okumayı üç parçaya bölüyor.

Başvuru niteliğindeki metinler, ekran görüntüsü içeren teknik dokümanlar ve içinde arama yapacağınız her şey içinse tablet daha iyi. E-ink ekranda arama sonuçları arasında gezinmek, sayfa yenilemesi yüzünden gerçekten yavaş; burada gecikme okuma sırasında olduğu gibi seyrek değil, her etkileşimde tekrarlanıyor.

Basılı kitabı ölçüm kazandığı için değil, başka bir sebeple seçersiniz. Sayfada kaldığınız yeri bedeniniz hatırlıyor, kalınlığa bakarak ne kadar kaldığını görüyorsunuz. Bu bilgi dijital okuyucularda yüzde göstergesine indirgeniyor ve aynı işi görmüyor.