Uzun Kuyruğu Bulunur Kılmanın Arayüz Maliyeti
Uzun kuyruk, bir katalogda ya da arama kayıtlarında az talep gören kalemlerin toplamının en popüler birkaç kalemi geçebilmesi durumu. Buradan çıkan tavsiye hep aynı: kuyruğu büyüt, niş talebi topla. Oysa kuyruğu büyütmek kolay kısım. Asıl iş büyüyen kuyruğu arayüzde bulunur kılmakta ve o tarafın faturası nadiren hesaba katılıyor.
Kuyruk bir strateji değil, bir dağılım gözlemi
Amazon kataloğunun büyük kısmını nadiren satılan ürünlerin oluşturması sık verilen bir örnek, ama oradan “sen de kuyruğunu uzat” sonucu çıkmıyor. O örnekte kuyruğun işlemesinin sebebi, listeye bir kalem daha eklemenin marjinal maliyetinin sıfıra yakın olması. Ürününün fotoğrafını kendi çeken, açıklamasını kendi yazan, stok tutan bir mağazada durum tam tersi: kuyruktaki her kalem, satıp satmadığından bağımsız olarak sabit bir emek istiyor.
Yani cevaplanması gereken soru “kuyruk değerli mi” değil, “bu kuyruğa bir kalem eklemek bana kaça mal oluyor”. İkisi birbirine karıştığı için katalogu şişiren ama satışı taşımayan bir sürü proje var.
Kuyruğu bulunur kılmanın kombinasyon maliyeti
Eklemek ucuz olsa bile kullanıcının o kalemi bulması gerekiyor. Pratikte bunun yolu filtreli gezinmeden geçiyor ve filtre sayısı arttıkça durum hızla bozuluyor.
Beş filtre düşünün, her birinde dört seçenek. Her filtrenin bir de seçilmemiş hali olduğu için olası durum sayısı 5⁵, yani 3125. Katalogda 2000 ürün varsa bu kombinasyonların ezici çoğunluğu hiçbir ürüne denk gelmiyor. Kullanıcı kuyruğa erişsin diye koyduğunuz filtreler, en çok ürettiği şey boş sonuç sayfası olan bir mekanizmaya dönüşüyor.
Çözüm filtre sayısını kısmak değil. İki müdahale çoğu durumda yetiyor:
- Her filtre değerinin yanına o anki sonuç sayısını yazmak, sıfır dönecek olanı tıklanamaz hale getirmek. Kullanıcı boşluğa tıklamadan önce görüyor.
- Boş sonuç sayfasında en son uygulanan filtreyi geri alan bir öneri sunmak: “renk filtresini kaldır, 14 sonuç”. Genel bir “aramanızla eşleşen ürün bulunamadı” metni burada hiçbir işe yaramıyor.
Bir de üçüncüsü var, arayüzden çok altyapıyı ilgilendiriyor: sonuç vermeyen kombinasyonlara indekslenebilir URL üretmeyin. Aksi halde arama motoruna binlerce boş sayfa sunmuş olursunuz.
Arama kayıtlarındaki kuyruk yanıltıcıdır
Site içi arama kayıtları uzun kuyruk analizinin en çok önerilen kaynağı, ama ham haliyle okunduğunda yanlış yere götürüyor. Bir e-ticaret projesinde kuyruğu ayıklarken, nadir sorguların büyük bölümünün yeni bir ihtiyaç değil, aynı üç beş ürünün yazım varyasyonu olduğunu gördüm.
Sorguları küçük harfe indirip yazım hatalarını ve eş anlamlıları birleştirmeden çıkan tabloya bakmayın. Normalizasyondan sonra kuyruk genelde belirgin şekilde kısalıyor, geriye kalan kısım ise gerçekten bakmaya değer. Asıl sinyal de orada değil aslında: sıfır sonuç dönen sorgu listesinde. O liste, katalogda olmayan ama aranan şeyi doğrudan söylüyor.
Ortalama, yavaş ucu gizler
Aynı dağılım performans tarafında da karşınıza çıkıyor. Ortalama sayfa yüklenme süresi iyi görünebilir, çünkü ortalamayı ana sayfa ve birkaç popüler kategori taşıyor. p95 değerine ve sayfa bazında trafikle ağırlıklandırılmış toplam bekleme süresine bakınca tablo değişiyor.
Burada iki bölüm birbirine bağlanıyor. En yavaş sayfalar çoğunlukla filtre kombinasyonlarından üretilen, önbelleğe hiç girmemiş sayfalar oluyor. Kuyruğu bulunur kılmak için ürettiğiniz URL’ler, kuyruğun yavaş ucunu da üretiyor. Filtre kombinasyonlarını sınırlamak bu yüzden sadece bir bulunabilirlik kararı değil, aynı zamanda bir performans kararı.