UX Atölyesinde Baskın Katılımcıyı Dengelemek
Atölyenin ilk on dakikasında kimin ne kadar konuştuğu, kalan iki saatin nasıl geçeceğini büyük ölçüde belli eder. Bir kişi konuşmayı tekeline aldığında ortaya çıkan sorun nezaket sorunu değil: oturumdan çıkan fikir havuzu tek kişinin fikir havuzuna iner. Kolaylaştırıcının işi o kişiyi susturmak değil, masadaki diğer seslerin de kayda geçmesini sağlamak.
Baskınlık genelde kötü niyet değildir
Konuşmayı tekeline alan kişi çoğu zaman oturumu sabote etmeye çalışmıyor. Odadaki en kıdemli kişi iyi niyetle fikrini söyler, herkes o fikri referans noktası kabul eder, tartışma oradan devam eder. Konuya tutkuyla bağlı olan kişi heyecanından susmaz. Alanın uzmanı teknik detaya iner ve kimse itiraz edecek bilgiye sahip olmadığı için tartışma o detayda takılı kalır.
Üçünün sonucu aynı yere çıkıyor: odadaki fikir çeşitliliği tek kanala düşüyor. Bu yüzden müdahaleyi kişiye değil konuşma düzenine yaparsınız.
Müdahale zamanını gösteren işaretler
Karmaşık bir gözlem formuna gerek yok. Aynı fikir üçüncü kez gündeme geldiyse, son on dakikada iki kişi hiç konuşmadıysa ya da cümleler düzenli olarak yarıda kesiliyorsa sıra sizde.
Konuşmayı hedefe geri çekmek
Oturumun başında grubun o gün ne çözmeye çalıştığını tek cümleyle yazın ve herkesin göreceği yerde bırakın. Konu dağıldığında kişiye değil o cümleye dönersiniz. "Bunu şu an konuşmayalım" demekle "bugünkü sorumuz bu değil" demek arasında, karşı tarafın savunmaya geçmesi bakımından ciddi fark var.
İlgisiz ama değerli çıkan öneriler için ayrı bir pano tutun, parking lot denen yöntem tam olarak bunun için. Tek kuralı var: oraya yazdığınız şeye gerçekten dönmek. Dönmezseniz katılımcılar bunun kibar bir çöp kutusu olduğunu ikinci oturumda anlar, yöntem bir daha işlemez.
Sıra vermek mi, yazdırmak mı
Herkesin sırayla konuştuğu round robin ile herkesin aynı anda yazdığı brainwriting, çoğu kaynakta eşit iki seçenek gibi yan yana sıralanır. Kalabalık oturumlarda round robin'i brainwriting'den belirgin şekilde zayıf buluyorum, iki nedenle.
Birincisi süre. Round robin sırayla işlediği için maliyeti katılımcı sayısıyla doğrusal büyür: kişi başı bir dakika verdiğiniz on iki kişilik bir grupta tek tur on iki dakika, üç tur otuz altı dakika. Brainwriting'de herkes aynı anda yazdığı için beş dakikalık tur on iki kişi için de otuz kişi için de beş dakikadır, üç tur on beş dakika eder ve grup büyüdükçe bu süre değişmez.
İkincisi daha can alıcı. Round robin sırayı dağıtır ama demirlemeyi engellemez. İlk konuşan çerçeveyi kurar, sonrakiler o çerçevenin içinden konuşur; ilk konuşan kıdemli kişiyse turun geri kalanı onun fikrinin varyasyonlarına dönüşür. Yazılı toplamada herkes başkasını duymadan kendi fikrine bağlanır, o yüzden masaya gerçekten farklı öneriler gelir.
Round robin'in yeri de var: dört beş kişilik gruplarda, amaç yeni fikir üretmek değil herkesin nerede durduğunu duyurmak olduğunda iyi çalışır. Fikir üretimi için değil hizalanma için kullanın.
Yazılı toplamayı işler kılan ayrıntı
Silent postup'ta herkes fikrini nota yazar, notlar toplanır, tartışma bundan sonra başlar. Brainwriting'de yazılan fikir bir sonraki kişiye geçer ve o kişi üstüne ekler. İkisinde de faydanın kaynağı aynı: katılımcı, fikrini söylemeden önce başkasının onayına ihtiyaç duymuyor.
Bu yüzden anonimlik iddiası varsa gerçekten anonim olsun. Kullandığınız çevrimiçi pano notun yazarını gösteriyorsa ya da fiziksel post-it'te el yazısı tanınıyorsa yöntem kağıt üzerinde kalır, odadaki hiyerarşi yine çalışır. Aracın bu ayarını oturumdan önce kontrol edin, oturumun ortasında değil.
Oturum başlamadan yapılabilecekler
En etkili müdahaleler atölye başlamadan önce yapılanlar. Konuşma sırasını baştan kurgulayın: en kıdemli kişiye oturumdan önce açıkça söyleyin, fikrini ilk değil son söyleyecek. Bu tek düzenleme, oturum içinde uygulayacağınız taktiklerin çoğundan daha fazla iş görür.
Bölümlere zaman kutusu koyun ve kutuyu görünür bir sayaçla tutun. Süreyi kolaylaştırıcının ağzından duyurmak kişisel bir uyarı gibi algılanır, ekranda dönen sayaç kimseyi hedef almaz.
Baskın katılımcıyı oturumun dışına itmek gibi bir hedefiniz olmasın. O kişi genelde konuyu en çok düşünmüş kişidir; ona not tutma, özetleme ya da karşı argüman üretme gibi somut bir rol verdiğinizde hem enerjisi bir işe yarar hem de sürekli söz alma ihtiyacı düşer.