Web Kullanılabilirliğinde Six Sigma: Yöntemin Sınırı Nerede
Six Sigma'yı kullanılabilirliğe uyarlama fikri kulağa düzenli geliyor: hatayı say, azalt, kontrol altında tut. Fikrin zayıf yeri sayma kısmında. Üretimde bir kusurun ne olduğu tartışmasızdır, arayüzde ise kusurun tanımını siz koyarsınız ve yöntemin bütün ağırlığı o tanıma biner.
Kusuru tanımlamadan sigma hesaplanmaz
Six Sigma'nın bütün aritmetiği tek bir orana dayanır: milyon fırsat başına kusur. Bir vidada fırsat da kusur da bellidir. Bir sepet akışında fırsat nedir? Oturum mu, görev mi, adım mı? Kusur nedir? Kullanıcının vazgeçmesi mi, üç kere geri dönmesi mi, işi tamamlayıp yanlış ürünü alması mı?
Bu üç soruya yazılı cevap vermeden başlanan her ölçüm, sonradan istenen sonucu verecek şekilde yeniden tanımlanabilir. Uygulamada da genelde öyle oluyor. Tanımı ölçüme başlamadan yazıp dondurun; sonra değiştirirseniz elinizdeki seri karşılaştırılamaz hale gelir.
Görev başarı oranı sigma tablosunda nereye düşüyor
Kendi ölçtüğünüz görev başarı oranını standart sigma tablosuna koyduğunuzda ne istendiği somutlaşıyor:
| Sigma seviyesi | Milyonda kusur | Başarı oranı |
|---|---|---|
| 2 | 308.537 | %69,1 |
| 3 | 66.807 | %93,3 |
| 4 | 6.210 | %99,38 |
| 5 | 233 | %99,977 |
| 6 | 3,4 | %99,99966 |
Tipik bir arayüzde ölçülen görev başarı oranları 2 sigma bandının civarında dolaşıyor. "Siteyi 3 sigmaya taşıyalım" cümlesi kulağa mütevazı gelir ama tabloda karşılığı, her yüz görev denemesinden yalnızca yedisinin başarısız olması demek. 6 sigma ise milyon denemede 3,4 başarısızlık. Bir formda kullanıcının telefonunun çalması bile bu bütçeyi patlatır.
Yani hedef olarak 6 sigma seçmek yöntemi ciddiye almak değil, ölçüyü hiç okumamak oluyor. Kullanılabilirlikte anlamlı hedef bir sigma rakamı değil, kendi geçen çeyrekteki oranınız.
DMAIC'in gerçekten işe yarayan iki adımı
DMAIC'in beş adımı kullanılabilirlik pratiğine eşit fayda getirmiyor. Tanımlama ve iyileştirme adımları, iyi bir tasarım ekibinin zaten yaptığı işin yeniden adlandırılmış hali. Yeni bir şey katan iki adım var: ölçme ve kontrol.
Ölçme, "kullanıcılar zorlanıyor" cümlesini sayıya çeviriyor. Kontrol ise asıl eksik olan taraf: iyileştirmeden sonra oranın geri kaymadığını gösteren düzenli bir seri. Çoğu ekip testi yapıyor, düzeltmeyi yapıyor, sonra ölçmeyi bırakıyor. Altı ay sonra eklenen üç yeni alan formu eski haline getirdiğinde bunu kimse fark etmiyor.
Ölçüm pratikte nasıl kuruluyor
Görev başarısını arayüzden tahmin etmeye çalışmak yanlış yere götürüyor. Tıklama sayısı, sayfada geçen süre, hatta "teşekkürler" sayfasının görüntülenmesi başarının kanıtı değil. Başarı, sunucu tarafında tek bir olayla temsil edilmeli: siparişin oluşması, kaydın açılması, dosyanın yüklenmesi.
Denemenin başlangıcını da işaretlemek gerekiyor, yoksa payda yok. Akışa giren her oturuma bir kimlik verip bu kimliği bitiş olayına kadar taşırsanız başarı oranı sorgusu tek bir birleştirmeye iner. Bunu analitik aracının hazır hunisine bırakmak cazip görünüyor ama o huniler oturum zaman aşımıyla kesiliyor ve akşam yarıda bırakıp sabah tamamlayan kullanıcıyı başarısız sayıyor.
Yöntem nerede kırılıyor
İki yerde. Birincisi istatistik: sigma seviyesi hesaplamak için yüzlerce gözlem gerekiyor. Beş kullanıcıyla yapılan klasik kullanılabilirlik testi problem bulmak için yeterlidir, oran üretmek için değil. Beş denemenin dördü başarılıysa elinizdeki sayı %80 değil, güven aralığı %30 ile %99 arasında salınan bir tahmindir. Bu iki yöntemi karıştırmayın: niteliksel test size nedeni söyler, sigma ancak canlı trafikten toplanan sayılarla anlam kazanır.
İkincisi varyansın kaynağı. Six Sigma süreçteki rastgele sapmayı daraltmak için kurulmuş bir alettir. Kullanılabilirlikteki başarısızlık genelde rastgele değil sistematik: yanlış etiketlenmiş tek bir düğme, o düğmeye gelen herkesi aynı şekilde yanıltır. Böyle bir kusurda dağılımı daraltmaya çalışmanın karşılığı yok, etiketi değiştirirsiniz ve oran basamak atlar. Sigma dili buradaki kazancı da tarif eder ama kazancı üreten şey yöntem değil, kullanıcıyı izleyip nerede duraksadığını görmektir.
Ölçme ve kontrol adımlarını alın, kalanını tasarım sürecinizin kendi diline bırakın. Kullanılabilirliğe getirdiği asıl fayda, düzeltmenin kalıcı olup olmadığını gösteren o düzenli seridir.