Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Arayüz Karmaşıklığı: Silmek Değil, Doğru Yere Taşımak

Web Arayüzünde Karmaşıklığı Azaltmanın Gerçek Maliyeti

Altı uzaktan kumanda hikâyesi neredeyse her kullanılabilirlik sunumunda geçer ve sonunda hep aynı cümle söylenir: sadeleştirin. Oysa altı kumandayı tek kumandaya indiren şey özellik silmek değildi, araya bir soyutlama katmanı koymaktı. Web arayüzlerinde de karmaşıklık genelde ortadan kalkmaz, bir yere taşınır. Asıl soru nereye taşındığı.

Karmaşıklık özellik sayısıyla ölçülmüyor

Yerleşik kabul şu: seçenek arttıkça kullanıcı zorlanır. Kısmen doğru. Ama ekranında yirmi düğme olan bir video kurgu aracı, üç düğmeli bir termostattan daha çabuk öğrenilebiliyor, çünkü düğmeler kullanıcının kafasındaki işle aynı adı taşıyor. Zorlayan şey sayı değil, eşleşmenin olmaması.

Ev sineması örneğinde de sorun altı cihaz olması değildi. Aynı işi yapan tuşun her kumandada başka bir adla, başka bir köşede durmasıydı. Input, Source, AV ve TV/Video hepsi aynı şeyi anlatıyordu. Kullanıcı her seferinde hangi kelimenin bu cihazda geçerli olduğunu hatırlamak zorunda kalıyordu; yorulduğu yer orasıydı.

Tutarlılık bir tasarım kararı değil, paylaşılan bileşen meselesi

Aynı işlevi gören butonlar aynı renkte olsun demek kolay. Bu cümle bir tasarım kararı gibi durur, aslında mimari bir karardır. Buton tek bir bileşende tanımlıysa tutarlılık bedavaya gelir. On dört şablonda ayrı ayrı yazılmışsa her sürümde biraz daha bozulur, üstelik bozulduğu an kimsenin gözüne çarpmaz.

Bir projede aynı kaydet butonunun altı farklı şablonda tekrar tekrar yazıldığını gördüm; rengini değiştirme isteği üç güne yayıldı, iki ekranda eski hâli öylece kaldı.

Tutarlılığı ölçmenin ucuz bir yolu var. Tek bir görsel değişikliğin kaç dosyaya dokunduğuna bakın. Sayı büyükse tasarım sisteminiz sunum dosyasında vardır, kodda yoktur.

Özelliği silin tavsiyesi çoğu ekipte uygulanamıyor

Kullanılabilirlik listelerinin çoğunda gereksiz özellikleri kaldırın maddesi bulunur. Pratikte neredeyse hiç uygulanmaz, çünkü her özelliğin bir sahibi, bir talep geçmişi ve onu kullanan küçük bir grup vardır. Silme kararı teknik değil politik bir karardır ve genelde ertelenir. Bu yüzden elde kalan araçlara bakmak daha verimli:

  • Varsayılan değerler: özelliği kaldırmadan görünmez kılar, isteyen yine ulaşır.
  • Kademeli açma: nadir ayarları ikinci seviyeye indirir, ama ikinci seviyenin adı doğru değilse özellik fiilen yok olur.
  • Gruplama: karmaşıklığı azaltmaz, saklar. Destek taleplerinde geri döner.
  • Silme: yalnızca kullanım verisi varken tartışılabilir, tahminle değil.

Arama kutusu eklemek de sık verilen bir cevaptır. Karmaşıklığı azaltmaz, kullanıcıya devreder. Aradığı şeyin sizin verdiğiniz adı bilmeyen kullanıcı için arama kutusu yalnızca başarısızlığı daha hızlı görünür kılar.

Neye bakmak gerekir

Testlerde görev süresine bakmak alışkanlık hâline geldi. Süre tek başına yanıltıcı. Yavaş ama emin ilerleyen kullanıcı, hızlı gidip iki kez geri dönen kullanıcıdan daha iyi durumdadır. Geri tuşuna basma, aynı menüyü ikinci kez açma, formu yarıda bırakıp başa dönme gibi hareketler karmaşıklığı süreden çok daha doğru anlatıyor.

Karmaşıklık toplamı sabit kalan bir yük gibi davranıyor. Arayüzden çıkardığınız şey ya kullanıcının hafızasına, ya destek ekibine, ya da kod tabanına gidiyor. İyi karar, bu yükü en ucuz taşıyacak yere koyandır; o yer de çoğu zaman ekranın kendisi değildir.