UX Görüşmelerinde Kaç Katılımcı? Doygunluk ve Durma Kuralı
Kaç kişiyle görüşüleceği, araştırma başlamadan önce bir sayı olarak plana yazılır. Oysa o sayının doğru olup olmadığı ancak analiz sırasında görülür. Sorunun gerçek cevabı bir rakam değil, ne zaman duracağınızı söyleyen bir kural.
Beş kullanıcı kuralı nereden geliyor
Görüşme planlarken en sık çarpılan duvar, kullanılabilirlik testinden ödünç alınmış bir rakam. Nielsen ve Landauer'in modeli şunu söyler: bir arayüzde sabit sayıda kusur vardır ve tek bir kullanıcının belirli bir kusura çarpma olasılığı yaklaşık 0,31'dir. Bulunan kusur oranı 1 - (1 - 0,31)^n ile büyür, beş kullanıcıda yaklaşık %85 eder. Altıncı kullanıcının kattığı pay hızla düşer, o yüzden test kısa tutulur.
Modelin bütün gücü iki varsayımdan geliyor: kusur listesi sabittir ve herkes aynı listeye bakar. Kullanılabilirlik testinde bu makul, çünkü elinizde belirli bir arayüz ve belirli bir görev var. Görüşmede ise sabit bir liste yok. İnsanların ihtiyaçlarını, bağlamlarını, işi bugün nasıl çevirdiklerini arıyorsunuz; bunların kaç tane olduğunu araştırma bitmeden bilemezsiniz. Formülün paydası tanımsız olunca sonucu da taşınmaz. Beş kullanıcı kuralını arayüz testinde kullanırım, keşif görüşmelerinde kullanmam.
Doygunluk bir sayı değil, gözlem
Nitel araştırmada durma ölçütü doygunluktur: yeni görüşmenin tema listenize bir şey eklememesi. Bu retrospektif bir gözlem, önceden taahhüt edilebilecek bir hedef değil. Literatürdeki en çok atıf alan ölçüm, Guest ve arkadaşlarının 2006 çalışmasıdır; orada temel örüntülerin ilk altı görüşmede belirdiği, tema listesinin on iki görüşme civarında oturduğu bulunmuş. Kritik ayrıntı şu: çalışma görece homojen bir katılımcı grubuyla yapılmış.
Kitleniz belirgin biçimde ayrışıyorsa, sayı bu ayrışmayla birlikte çoğalır. Yeni başlayan kullanıcıyla günde sekiz saat aynı ekranda çalışan kullanıcı aynı temaları üretmez, dolayısıyla her birinin doygunluğu ayrı gelir. Segment tanımı bir araştırma tercihi değil, doğrudan bir maliyet kalemidir: üç persona tanımlayıp her birine altı görüşme demek, on sekiz görüşme ve onların analizi demek.
Doygunluğu nasıl görürsünüz
Doygunluk soyut kaldığı sürece kimse ne zaman duracağını bilemez, o yüzden görünür hale getirmek gerekir. Satırlara temaları, sütunlara katılımcıları koyan bir tablo yeterli. Her görüşmeden sonra o katılımcının değindiği temaları işaretlersiniz. Yeni bir tema çıktığında yeni satır açılır.
Grafiğin şekli kararı kendisi verir. İlk görüşmeler tabloyu hızla büyütür, sonra yeni satır açılması seyrekleşir. Üst üste iki görüşme tek bir yeni satır açmıyorsa durma noktasındasınız. Bunun için araç almaya gerek yok, bir hesap tablosu işi görür; önemli olan tabloyu görüşmelerin arasında güncellemek, hepsi bittikten sonra değil.
Sayıyı baştan kilitlemek yerine turlara bölün
Bütçe onayı çoğu zaman tek bir rakam ister. Bunu genelde işi turlara bölerek çözerim: altı görüşmelik bir ilk tur, arada analiz için ayrılmış zaman, sonra devam ya da bitir kararı. İkinci tur dört ya da altı kişilik olur, gerekirse üçüncü tur gelir.
Bu yapının pratik faydası bütçeyi esnetmek değil, analizi görüşmelerin arasına sokmak. Yirmi görüşmeyi arka arkaya yapıp sonra kodlamaya oturursanız, on beşinci görüşmede sorulması gereken soruyu hiç sormamış olursunuz. Turlu planda ilk turun bulguları ikinci turun sorularını değiştirir; asıl kazanç orada.
Kimi çağırdığınız kaç kişi çağırdığınızdan önce gelir
Yanlış kişiyle yapılan yirmi görüşme, doğru kişiyle yapılan altı görüşmeden az bilgi verir. Katılımcı filtresini demografiyle değil davranışla kurun: son bir ayda o işi gerçekten yapmış olanları alın, yapabilecek durumda olanları değil. Tarama anketinde "bu ürünü kullanır mısınız" sorusu neredeyse hiçbir şey elemez, "en son ne zaman kullandınız" sorusu eler.
Özet bir cevap istiyorsanız: altı görüşmeyle başlayın, tema tablosu iki görüşme üst üste yeni satır açmadığında durun, kitleniz gerçekten ayrışıyorsa bu kuralı her segment için ayrı işletin. Baştan tek bir rakam vermek zorundaysanız 6-15 aralığını verin ve aralığın neye bağlı olarak daralıp genişleyeceğini aynı cümlede söyleyin.